content top

Hasret Şiiri, Hasret Şiirleri, kısa Hasret şiirleri, en güzel Hasret Şiirleri, En iyi Hasret Şiirleri, Süper Hasret Şiirleri, Hazır Hasret Şiirleri, Yeni Hasret Şiirleri

Hasret

Serpildi bahçemde güllerim
Seni hep hasretle özlerim
Haber ver geleceğini sevgilim
Gonca gülleri yoluna sererim

Feda olsun sana bütün güllerim
Yeter ki bitsin hasret günlerim
Bir daha arayı açmayalım sevgilim
Hasretle al yanaklarından öperim

Hasretim Sana

Bir anda gördüm seni
Hala gözlerimin önünden gitmiyorsun
O bakışların
O gülüşün

Adeta içimi kasıp kavuran
Bir fırtına gibi
Gelip yanımdan geçişin
Bir anda acaba ben öldüm mü diye düşündüm
Aniden kalbimin çııılğına dönmüş bir canavar gibi
Çarpması ölmediğimin bir göstergesiydi adeta

Ama bir daha görebilrmiyim seni
Bilmiyorum ……

Hasretin Yeter

Özlediğim yarınların ötesinde kalan umutlardır.
Bekleyişim gelişin değil hasretini göndermendir.
Belki hasretin senden yakındır bana,
istediğim cemalin değil, kalbinin çarpması da yeter.
Belki ben sana yakınım kalbinden de öte.

Hasretle Can Türkistan`ın Yoluna Bakarım

Asırlar önce çıkmış olsak da ata yurttan,
Türkoğlu hep hasret çekerek, bekler görmeyi
Aksakallı bilgeler yorulmaz anlatmaktan,
Destanı, ağıtı, örfü, âdeti, töreyi,

Gurbete düştüm, yaban ellerde hep ağlarım,
Hasretle Can Türkistanın yoluna bakarım.

Tarihte yoktur, görülmedi emsali yeri,
Başta Komutan Kürşat, dört yanında kırk çeri,
Çinin sarayını basarak, girdi içeri,
Kahramanca savaştı, oldu Türkün önderi.

Gurbete düştüm, yaban ellerde hep ağlarım,
Hasretle Can Türkistanın yoluna bakarım.

Türkistan âlimlerin ocağı, yurdu oldu,
Bilgi tasavvuf ile gönüller hep den doldu,
Başta Buhara, Kaşgar, ilime giden yoldu,
Edip Ahmet, Yesevi önce huzuru buldu.

Gurbete düştüm, yaban ellerde hep ağlarım,
Hasretle Can Türkistanın yoluna bakarım.

Türkistan şehri Ulu Türkistanın kalbidir.
Beşbalık, Aksu, Hotan, Turfan şehirleridir.
Urumçi görkemli Türkistanın başşehridir.
Türkün atası Oğuz Hanın doğduğu yerdir.

Gurbete düştüm, yaban ellerde hep ağlarım,
Hasretle Can Türkistanın yoluna bakarım.

işgalci Çin Türkün yurduna baskı kursa da,
Doğu Türkistanı Sinciang diye ansa da,
Dünden bugüne dek zulümleri artırsa da,
Ulu Türkistan bir gün hür olacak Asya da

Gurbete düştüm, yaban ellerde hep ağlarım,
Hasretle Can Türkistanın yoluna bakarım.

Uygur Türkü yeniden dirilip, şahlanacak,
Dökülen şehidin kanı yerde kalmayacak
Ay yıldızlı, Gök bayrak, gökte dalgalanacak.
Güzel Türkistan, hep ata diyarı kalacak.

Gurbete düştüm, yaban ellerde hep ağlarım,
Hasretle Can Türkistanın yoluna bakarım.

O, şanlı günler, elbet bir gün geri gelecek.
Bahçelerin de yeniden bülbüller ötecek.
Geçmişte hep yaşandı, Asya bunu görecek.
Osman Batur, isa Yusufun ruhu gülecek.

Gurbete düştüm, yaban ellerde hep ağlarım,
Hasretle Can Türkistanın yoluna bakarım.

Gurbet Akşamları

Sarar ruhumu derinden hüzün
Düşünürken yine çilesini hasretin
Gözlerim buğulu yürek yaralı
Beklerken vuslatını* yeni sabahın

Benden uzaktasın ey ata diyar
Hasretim senin dağ, taş, ova çölüne
Gelsem koynuna koysam başımı
Bostanında boy tutmuş al elvan gülüne

Gökyüzünde parlayan her bir yıldız
Canlandırır hatıramda yaz gecelerini
Seyrine doyumsuz sema rakkasının
Ruhuma kazıdığı her hecesini

Şimdi benden uzaktasınız ey sessiz geceler
Yalnız halimle gurbette düşlerim sizi
Hani o çok sevdiğim canım cananım
Dilediğim Mevladan kavuşturması huzurunda bizi

Lanet Olsun
Lanet olsun icimdeki sevgiye
Lanet olsun seni tanidigim güne
Hersey yalan oldu yazik emegime
Lanet olsun ardindan agladigim günlere

Deymezmis senin gibi seytana
Yazik gecen güzelim yillarima
Sandinki senden iyisi cikmazdi karsima
Lanet olsun senin gibi hayasiza

Kendini kaf daginda sandin
Hayat sensiz yasanmazmi sanirdin
Bak ayaktayim beni yikamadin
Senin icin hep aglarmi sandin

Hasret
Bir yaz günü cehennemi sıcağında
Bir damla suya hasret çeken
Çiçek gibiyim.
O çölde ki seraplar gibi
Her köşede senin hayalin saklı
Ve ben bir damla sevgine muhtaç
Ve ben bir damla sevginden uzak
Gel ey sevgili
Gel gir kalbime kur tahtını
Gel ki sevda bahçem kuraklaşmasın
Sevgiye hasret
Sana hasret geçmesin günlerim

Hasretin yakıp kavurur yüreğimi
Can atıyorum sana kavuşmaya
Bir gün gelirsek karşı karşıya
Elimde bir demet çiçeğim olmalı
Sana olan sevgimi anlatan
Aşk bahçemizi hiç usanmadan
Kanımla, gözyaşımla suladığım
Bir demet çiçeğim olmalı
Ve sana sunmalı

Her bir çiçekte mana olmalı
Sana kendimi anlatacak sümbül.
Boynu büküklüğümü, hasretimi
Simgeleyen sarı gül olmalı
Sana olan sevgimi
Sana olan aşkımı anlatacak
Kırmızı güller, kıpkırmızı laleler olmalı
Her biri birer mana taşımalı
Gözlerinde yaş
Kalbine sevgi doldurmalı
Dedim ya her birin de mana olmalı

Ey sevgili kalbimde ki yerin
İstila edilmiş
Yüreğim serserileşmiş
Keşmekeşler gibi
Gönülden gönüle uçuvermiş
Mahzun bu ellerde
Baş köşeye kurulmuş bütün dertlerim
Eziyorlar, yoruyorlar benliğimi
Bir türlü kendime gelemiyorum
Kendime gelemediğim gibide
Sana dönemiyorum

Kalbimin hepsini istiyorlar ey sevgili
Sana olan aşkımı istiyorlar
Sana olan sevgimi istiyorlar
Tek başınayım bu fani dünyada
Beni bırakma ne olur
Bana bırakma beni
Ne olur yudum yudum iç sevgimi
Ey sevgili kurtar beni gidenlerin elinden
Senin aşkına yoldaş olup
Sende bulayım kendimi
Birer birer soluyayım
Ve her zerreni hissedeyim senin

Ey sevgili
Bıktım artık sahte sevgilerden
Gözümde yoğunlaşan hasretinden
Ve ilmik ilmik dokuduğum isminden bıktım
Bıktım sensiz geçen her günümden
Sensiz soluduğum hava boğuyor beni
Bunaldım hesapsız hasretinden
Bıktım ey sevgili
Seni anınca, sevgini anınca titremeyen
Kalbimden de bıktım.

Hasret

İstemiyorum güneş doğmasın,
Karanlıklar diyarında
Sabah olmasın,
Sokaklar dertle dolsun,
Dertler sırdaşım olsun.
Kaldırımlar acıyla dolsun,
Acılar yoldaşım olsun.

Kelimeler bile çelişkide,
Ya sev ya da sevme,
Ama kalbime düğümlenmiş kelime,
Hep seninle, hep senin sevginle,
Boyun eğmediğim hasretine,
Yanardağ misali gönlüme,
Bir sen bir de sevgin sığdı ancak.

Düşünmek istemiyorum,
Hayal etmiyorum sensiz günleri,
Bitsin derken artık hasrete,
Yeter derken çektiğim ızdıraba,
Bilemezdim ey sevgili,
Zaten senle bile sana hasret,
Zaten senle bile hep ızdırap,

Yarınlar artık karanlık günler ,
Güneş doğmuyor küçük odama,
O karanlık zindanda ışığını arayan
Zavallı aşk mahkumu halinde,
Senle geçirdiğim o günlere hasret,
Senle sıcacık gecelere hasret,
Hasret ve hep sana hasret

Hasret

Duvarlarını hayalinle süslediğim şu odada,
Geceler hiç böylesi dar gelmemişti ruhuma.
Gözümden akan her damla gidişini anlatırdı da,
Hasret hiç bu kadar ağır gelmemişti bana.

Yokluğunun her satırı özlem kokardı sayfalarca,
Tek kadeh içmeden beni vuran sarhoşluğum da.
Yazdığım her şiir döneceğini anlatır şimdi ama;
Beklemek hiç bu kadar zor gelmemişti bana.

Hasret ki

hasret belirir uzaktan
acımasızca yürür üstümüze
ben canana hasretken
özlem girer yüreğimize.

beklenen,aranan o,her zaman her yerde
acıtır can evimizi inceden inceye
vuslat sıcacık sarar,şifadır aşkımıza
derken zaman değiştirir bakışımızı
alışkanlık,bıkkınlık verir gönlümüze.

hasret ki
kimi sevgiliye,kimi zenginliğe,kimi her neyse
davetsiz misafir gibi girer gönlümüze

Hasretin

Zaman benim için durmuştu artık,
Sensiz nefes alamıyordum sanki…
Hoyrat rüzgarlarda savruluyordu ruhum,
Çaresiz izliyordum,çaresizliğimi…

Özlemin çığ gibi büyürken her saniye,
Biraz daha tükendiğimi hissediyordum…
Aşkın darağacında sallanırken sevdam,
Ümitler birer birer uçuyordu penceremden…

Her baktığım yüzde seni görüyordum,
Ve her duada seni istiyordum Rabbim`den…
Yokluğunu hissederken varlığımın her zerresinde,
Hasret yağmularıyla ıslanmıştı bu beden…

Hasretiyle Onu Anarken!

Öksüz
Bir yüreğin sahibiydi
Elbette yetmezdi birde yetimdi

Masumluğunun
Her bir zerresi onun
Gönül ikliminde kaimdi sessizdi

Sakinliği
Vakarındaydı unutulmaya
Yüz tutan tebessüm onun asla

Vazgeçilmez
Kanaatiydi biliyordu ki
Masrafsız bir ikramdı en şedit

Kalpleri
Açacak anahtardı
Niye esirgenir ki verilen rahmetti

Rahmetten
Habersiz gönüller şerdi
Şerrin içinde kilitlenmiş cahillerdi

Ne kadar
Gayret gösterdiyse yetmedi
Dışlandı, horlandı, hakir görülendi

Sabır
Dilemeli, metaneti seçmeliydi
Nitekim şeksiz şüphesizde öyle yaptı

Hak adına,
Hakikat namına ne varsa
Uykusuz gecelerinde donanıyordu

insan
Kimliğinde hiç bir insanın
Asla ve kata tahammül edemeyeceği

Cefayı bir
Aşkın sevdalısı olarak yaşıyor
Her sıkıntıyı, reva görülen her ezayı

Hareket
Ve kuvvetin gerçek sahibinin
Yakinen bildiğini biliyordu şükrediyordu

Öyle bir
Vakit geldi ki takat tükenirdi
En sevdiği hayatını vakfettiği asudesi

Gönlünün
Ehli sahavet timsali insan
ilk işvereni ilk gönlüne giren kişiydi

Kadınların
Namütenahi temsilcisiydi
O hep verendi hiç esirgemeyen biriydi

ilk inanan
Bir kadın Ahsen’i takvimdi
Mühlet bitmişti en sevdiğini bırakmıştı

Hakka
Teslim olmuştu o yalnız kalmıştı
O kadar çok mahzunluğu yaşıyordu ki

Aynı zaman
Diliminde birde hamisi olan
Amcası vefat edince efkâr perdelemişti

Şerrin,
Cehaletin, zilletin her adavetin
Mümessilleri saldırıyı çok artırmışlardı

O rahmet
Vesilesi insan hayli daralmıştı
Niyetlenmişti hısımlarının bulunduğu

Taife
Gitmeliydi belki orada ferahladı
Ama olmadı hadsizce kandırılan küçük

Zavallı
Çocukların taş yağmuru altındaydı
Yaralanmıştı kan akıyordu yorulmuştu

Yol arkadaşı
Çaresizdi elinden sadece gelen
Kedini siper ederek o acıyı azaltmaktı

Bu o kadar
Vahim ve acı bir durumdu ki
Cebrail bile dayanamadı anında yanındaydı

Kâinatın
Hâkiminin neler yapacağını anlattı
Rahmet vesilesi kutlu insan dayanamazdı

Aman Yarabbi
Onlar bilmiyorlar ne olur affet
Onların neslinden nice insanlar inanacaklar

Ben razıyım
Onlardan sende razı ol dedi
Azabın şiddetiyle gelmesini engellemişti

işte böyle
Bir peygamberdi efendimiz
Mürşidi kâmilin vurana elsiz sövene dilsiz

Derken rahmet peygamberini aksediyordu…

Hasret Mektubu
Gittiğim arpa boyu yol şaşar kalırım.
Her biten gün Dicle’den bir milim yol alırım.

Her biten gün ufukta bir ümit ışığıdır.
Alında birikense zamanın kırışığıdır! .

Uzaklarda bir baykuş öter bir çakal ulur.
Dalmaya görsün insan bu girdapta boğulur! .

Zift gibi örtüverir her bir yanı karanlık.
Düşünmesem ne olur istanbul’u bir ânlık.?

Her akşam bir yıldız kayar gökyüzünden.
Dağlar dolusu selâm biricik öksüzünden!.

Hasretimsin
hasretimsin gelmeye kıyamadıgım
bedenimsin ölmeye kıyamadıgım
bana yazılan yazısın silmeye kıyamadıgım
bir rüzgar gelir alır götürür beni
sensizligin son gecesine
içime kurt yalnızlıgı düşer o gece
gülmeye çalışır gözlerim ama gülemez
susmaya çalışır yüregim ama susamaz
sadece sana seslenir yalnız senin için…
eheza.hubeyt
HYK

Hasret
Koparıp gökleri yere çaldım hasretinden
Denizler kabardı taşlar söküldü yerinden
Esir kaldım
Çaresizlik diz boyu
Sana koşmak istedim
Sana karışmak istedi ruhum ama�

Sen göklerin yedi rengi
güneşin sekizinci parçası
Yüreğimin sevinci,hayatımın yapı taşı oldun
Karıştı alem,kimse ses vermedi sesime
Yalnız yürüdüm bu yolda
Yapraklar tuttu ağaçlardan düşen tomurcukları
Lanet ettim kendime�
ve�
Bir köşeye kurulup öylece sessiz sessiz ağladım
Duyan yok ki feryadımı
Bir çığlık oldu düşüm
Ranzamın sol ayağında�
�����.
Derin bir nefes çektim geceden
Ciğerlerim söküldü ansızın
Bir kervana yol gösteren bu gözlerim
Sonsuz bir girdaba kapıldı

Kaybettim sana ait yanımı
Hüzünbaz bir kuş çaldı seni,
bilmem
Hangi iklimde arasam Saçından düşen siyah karanfili?

Yol verse gün ağartısı hıçkırık salarım vadine
Ama biliyorum ki
vadinden kervan geçmez bu mevsimde�

senden son dileğim;
Sana uzanan bu eli sakın geri çevirme
Çünkü bu el sana muhtaç
Senin sevgine de muhtaç ey sevgili!

Hasretini Bulamıyorum
Sen şimdi uyuyorsun benden uzak,
Soğuk bir kentte, soğuk bir evde,
Ben de senden uzak,
Seni özlüyorum kendi kentimde.
Sensizliğe bahaneler üretip,
Başım ağrısa, yüreğim sızlasa da,
Dudaklarımda tuzlu izin var,
Yalancı çıkarıyor sensizliğimi.
Hasretini bulamıyorum

Dışarıda kuş sesleri,
Odam da ise kendi kuşlarım,
Titreyen parmaklarım,
Yorgun bendenim,
Ve artık üşümeyen burnum
Hasretine şiirler yazayım diyorum,
Öylesine bedenime ait ki bedenin
Yalancı çıkarıyor sensizliğimi.

Dudaklarını yazsam,
Dün gece ile gündüzün arasında bendeydiler,
Biliyorum.
Ellerini özlediğimi yazsam, kimse inanmaz,
Çünkü daha az önce yatağımdaydılar,
inan çok istiyorum hasretine şiirler yazmayı,
Sen o soğuk kentinde uyuyorsun şimdi,
Kalbin göğsümde, ellerin ellerimde
Yalancı çıkarıyor sensizliğimi
Hasretini bulamıyorum

Sen uyuyorsun o soğuk şehrinde,
Kendini kandırarak,
Kendi tek kişilik yatağında,
Dudakların çölümün vahası,
Sesin Unutmadım, unutamam şarkısı
Kalbim nabzımın atışları
Nefesin ise dışarıdaki delikanlı bahar.
Sen uyuyorsun,
Ben kendi şehrimde hasret şiirleri yazıyorum,
Ama nafile..Hasretini bulamıyorum.
Senin hasretin kızgın çölümün serabı
Seni uyandırmaya kıyamıyorum,
Sadece hasretini yazmaya çalışıyorum
Hasretini bulamıyorum.

Sen uyuyorsun ya?
Benden uzak soğuk şehrinde
Biliyorum, bir açsan gözlerini
Bitecek bu şiir,
Hasretin bir Günaydın olacak dudaklarında
O tatlı gülümsemenle, bir gülümseyeceksin
O zaman bitecek bu şiir.
Sen uyuyorsun, bense sen,i seviyorum,
Mesafelerce uzaklıktan,
Bir uyansan, yanıma geleceksin biliyorum,
işte o zaman bitecek bu şiir
Ben seni yaşayacağım sil baştan,
Ama hasretini yazmaya çalışıyorum
Hasretini bulamıyorum.

Sen uyuyorsun o soğuk şehrinde,
Ben hasretine şiir yazmaya çalışıyorum
Hasretim, yatak çarşafındaki kıvrımlar,
Dışarıdaki kuş sesleri,
Penceremden giren bahar kokulu rüzgar,
Bir otomobil sesi,
Bir sokak satıcısı,
Belki çalan bir kapı zili,
Mutfağımdaki her zamanki yer,
Ocakta kaynayan çaydanlık,
Bir uyansan,
Bir günaydın desen,
Bir gülümsesen,
işte o zaman bitecek bu şiir

Hasret Türküsü
Ey kuzgun daha ölmedim ki ben,
Ne dönüp durursun garip başımda,
Daha yapacak çok işlerim var,
Ölmemi beklersin bu genç yaşımda

Zalim felek geri ver cananımı,
Vermezsen eğer gel al canımı.

Felek oyun etti bıraktım yari,
Şimdi gezer oldum viran bağlarda,
Başına bir iş gelmese bari,
Kurtlarla dolu yüce dağlarda.

Zalim felek geri ver cananımı,
Vermezsen eğer gel al canımı.

imkansız bir aşktı zaten benimki,
Kıraç bir toprağa gül dikmiş idim,
Elin kızı haklı ne yapsın ki,
Rüzgarda ipe un sermiş idim.

Zalim felek geri ver cananımı,
Vermezsen eğer gel al canımı.

Yüce dağlar geri verin yarimi,
Deli gönül ferman dinlemiyor ki,
Aşk,meşk,sevgi değilmiş demek,
Kara bir sevda imiş benim ki.

Zalim felek geri ver cananımı,
Vermezsen eğer gel al canımı.

Viran oldu bağım,kurudu gülüm,
Ben niye sağım,hak oldu ölüm,
Gelin mezarıma halimi görün,
Yarimden yana dönüktür yönüm.

Zalim felek geri ver cananımı,
Vermezsen eğer gel al canımı.

Hasretinle!

Şu
Yüreğim kanarken
Sen dalganın sesindesin

Onun
Her kıvrımı nefesin
Sinemde medceziri yaşatıyor

Sen
Yoksun, kum mahzun
Seni arayan su masum

Biliyorum
Sensiz dalga mahkûm
Gece yalnız, ben onda hapsim

Bak
Martılar ses vermiyor
Sensizliğimde onlarda terk ediyor

Melalimi
Yalnız biçarelik sarıyor
Halimde alacak bir nefes kalmıyor

Senin
Bıraktığın masum aşk
Artık semayı, ayı, kuşatıyor

Bana
Seni anlatıyor ve bakıyor
Sessizce kalbime giriyor ve yatıyor

  • Share/Bookmark
Devami

özLem Şiiri, özLem Şiirleri, kısa özLem şiirleri, en güzel özLem Şiirleri, En iyi özLem Şiirleri, Süper özLem Şiirleri, Hazır özLem Şiirleri, Yeni özLem Şiirleri

Özlem

Memleket hasretidir, gurbette özlem.
Zeynep, İlkokul öğretmenim; ilk adı, Özlem.
‘Özlem Yokuşları’ okuduğum ilk roman.
Beni kandıran, tezgahtar kızın adı; Özlem.

En iyi müşterisiyim,’Özlem Süpermarket’in.
Biletimi mutlaka, ‘Özlem Tur’dan alırım.
Duygular; benliğimi kapladığı zaman.
İlk aşkım; Özlem’in ateşi, içimde yanan.

Özlem; nereye baksam,her yerde özlem.
Neden? Niye? Kime? bu özlem!

Özlem

Adini özlem koydun bu sonsuz sevginin,
Özlemin tek siginagi oldu bu aci dolu yüregin,
Bu bitmeyen özlem kaçinilmazligiydi sensizligin,
Bitmez bu özlem sevgili, bitmeyecek bensizligin…

Ayrildik ve her geçen gün büyüdü bu özlem,
Her iç çekiste bir göz yasi, her göz yasinda bir sitem,
Bitmedi bu hasret, ne yapsam nereye gitsem,
Özlemin gösterdi, kime baksam hep sen…

Yillarim seni beklemekle geçti umutla,
Gelisin seni vazgeçilmez kildi bir anda,
Sensizligin içimi, yüregimi yaktigi anlarda,
Özlemin hep vardi, birakip gittigin zamanlarda…

Adi hep özlem kalacak bu karsiliksiz sevginin,
Özlemek tek çaresi olacak sensizligin,
Bitmez bu tutku, bitmeyecek bensizligin,
Yasadikça vazgeçilmez olacak ismin,

Kaçinilmaz olacak özlemin,
Özlemim…
MINE BAHADIR

Özlem

Gözlerimden aşkın seli.
Dökülür hep sana özlem.
Gönlümün baharlı dalı.
Bükülür bir yana özlem.

Ne derdin var ne de tasan.
Sevgi dolu gönül masan.
Birde karasız olmasan.
Ne kalır de bana özlem.

Çekilmez sensiz Ankara.
Olsada cebimde para.
Şehre karşı bir sigara.
Yakılır be sana Özlem

Yakıyor beni ateşin.
Girdiğin günahı düşün.
Her bakışında bir kurşun.
Sıkılır bu cana özlem.

Çürüyor bak her bir yanım.
Peşinde koşmaktan canım.
Fazla sürmez aşk kervanım.
Yıkılır bir hana özlem.

Özlem Var

Gözlerim hep yol çeker
İçimde bak özlem var
Boncuk boncuk yaş döker
Gözyaşımda özlem var

Arı çiçeğe konar
Bak balında özlem var
Bülbül gülüne konar
Bak dalında özlem var

YETİMİ’yim çekerim
Sabır ile özlem var
Mevla’ya dileklerim
Yüreğimde özlem var

GöLGeLeRDeKi BiZ ŞiiRi

Bazı günler uyumadım…uyuyamadım .
Sabahı bekledim geceler boyu.
Gözlerim özlese de taze uykuyu ,
Uyumadım, bekledim, seni bekledim.

Bir gel demeni bekledim,
Ümitsizcesine ,
Hoyratçasına..
Ve seni bekledim, senden kaçarcasına.
Sen gelmedin….

Kalakaldım yıkık bir duvar dibinde ,
Fare bekleyen aç kediler misali.
Kıvranıp durdum aşkına hasret ,
Karanlığa inat ve sana hasret.
Karanlıklar soğuk olur , üşütür , üşütür
Hem ruhunu , benliğin ve seni.
Koklamak istercesine sıcak buseni
Ben seni bekledim ,sen gelmedin,
Sen gelmedin……

Göçmen kuşların hepsi döndü
Kıtaları yırta yırta.
Leylekler ,
Aşkın ve sevdanın sembolü turnalar…
Ve daha neler , neler…
Sen dönmedin be dönmedin.

Bazı geceler çok uzadı, karanlığa dikip gözlerimi ,
Aradım duvarda baygın gözlerini..
Uyumadan kaç gece geçirdim
Kaç gece bekledim bir bilsen
Neden gelmedin?

Hasretim sana ,
Toprağın suya olduğu kadar, hasretim sana.
Toroslar ın kara susadığı kadar…
Susadım gözlerine…

ArKaNa BaKMaDaN GeL ŞiiRi

Bir yürek ki için için kanıyor,
Bir sevda ki alev alev yanıyor,
Sensiz bu dünya bana dar geliyor.
Geleceksen arkana bakmadan gel.

Yıllarca ne yaptımsa olmuyor,,
Sevdim ama,sevgim sana yetmiyor,
Sen yokken yanımda içim titriyor.
Geleceksen arkana bakmadan gel.

Geçmiyor günlerim sensiz bahar olmuyor,
Bitmiyor özlemim,kader bana gülmüyor,
Gönül senden başkasını sevmiyor,
Geleceksen arkana bakmadan gel.

Karanlık dünyama ışık olmaya,
Kanayan kalbime merhem olmaya,
Hayat yolunda yoldaş olmaya,
Geleceksen arkana bakmadan gel.

SeNSiZLiK ŞiiRi

Şimdi aklımda sen warsın
Soquk bir rüzgar vuruyor yüzüme
Sensizliqe inat
Gidişini düşününce içim sızlıyor
Gİtme diye haykırışım duyuluyor kulaklarımda
Artık yokluquna katlanmaya çalışıyorum
Sensizlik o kadar zorki
Her yanımda sen warsın sanki
Gülüşünü,öpüşünü,dokunuşunu hissedıyorum bir an
Gözlerimden akan yaşlara engel olamıyorum
İçimi acıtan sensızlıqe dur diyemıyorum
Dön dıye beklıyorum
Gel artık sewgili..!

KaYBoLuŞ ŞiiRi

ayrıılık kolay değil
herşeyi arkanda bırakıp kaybolmak
yalnız bir kalbin acısını çekmek
en yakınlarından uzaklara kaçmak
ve ağlamak, hıçkıra hıçkıra
yabancı insanlar arasında mutluluğu aramak
ruhunun derinliklerini kuşatan zalim acı…
gidiyorum , belki kaçıyorum
sığamıyorum sığınamıyorum
kilitli kapıların önünde sessiz çığlıklar atıyorum
haykırıyorum fısıltılarımla,
SANA İHTİYACIM VAR…

Uzaklardaki Sevgiliye şiiri

Uzaklardaki Sevgiliye; Seni Seviyor Bu Adam

Ve bir gün itiraf edebilirsem,
sana seni sevdiğimi. O zaman,
hak yerini bulacak.
Aklıma düştüğünde cevapsız bir soru gibi,
yakmayacağım bir sigara daha.
Kendi kendime gülümserken,
içtiğim sigaranın bahanesi sen olmayacaksın.
Yazdığım mektupların son satırları,
kaybolmayacak boşlukta.
Kelimesi bir liradan yazılan kayıp ilanlarında,
aramayacağım seni.
Adını kutsanmış harflerden oluşan,
bir muska gibi taşıyacağım boynumda.

Ve bir gün itiraf edebilirsem,
sana sevdiğimi.
Gözlerim daha bir başka bakacak,
ellerinin sıcaklığı sadece seni değil,
tüm bedenimi ısıtacak.
Sana her sarılışımda muzır düşünceler saracak,
beynimin bütün hüçrelerini.

Ve bir gün olurda haykırabilirsem yüzüne,
seni seviyorum BİR TANEM,
Kelimeciklerin devamını getirebilirsem,
fallarda boşuna çıkmamış olsun,
isimlerimizin baş harfleri.

Hala itiraf edememişsem,
sana seni sevdiğimi bu saatten sonra,
bekleme beni şiirlerimi oku.
Göreceksin satır altlarındaki,
minik notlarda yaşadığını.

Aslında neyi itiraf edeceğim ki,
sen zaten görüyorsun.
Sessiz çığlıklarım bir şeyler anlatıyor.
ANLA ARTIK SENİ SEVİYOR BU ADAM
BİLİYORSUN.

Mektepli yarime
Lütfen bir tanem kaşlarını çatma.
Sende beni seviyorsun.

  • Share/Bookmark
Devami

özLü Şiir, özLü Şiirler, kısa özLü Şiirler, en güzel özLü Şiirler, En iyi özLü Şiirler, Süper özLü Şiirler, Hazır özLü Şiirler, Yeni özLü Şiirler

LITTLE CHILD

With pearls in his eyes and pain in his heart
The little child is crying being lost in darkness
You mightn’t have a house or parents
You mightn’t have anybody you might have been scorned
Whatever happens and happens
The time and the days will pass
One day might come and you might be consoled little child

With pearls in his eyes and pain in his heart
The little child is crying being lost in darkness
You’d had various troubles making you get lost
Strangers had taken the little money you deserve
Whatever happens and happens
The time and the days will pass
One day might come and you might be consoled little child

KÜÇÜK ÇOCUK

Gözlerinde inci yüreğinde sancı
Karanlıkta kaybolmuş ağlıyor küçük çocuk
Belki evin yokmuş senin anan-baban yokmuş senin
Kimselerin yokmuş senin belki seni hor görmüşler
Ne olursa olsun olsun ne olursa olsun
Zaman akıp gidecek günler gelip geçecek
Belki bir gün gelecek teselliyi bulacaksın küçük çocuk

Gözlerinde inci yüreğinde sancı
Karanlıkta kaybolmuş ağlıyor küçük çocuk
Türlü türlü derdin varmış dertler seni senden çalmış
Hakkın olan üç kuruşu o yabancı eller almış
Ne olursa olsun olsun ne olursa olsun
Zaman akıp gidecek günler gelip geçecek
Belki bir gün gelecek teselliyi bulacaksın küçük çocuk

Yazan: Serdar Yıldırım

THE OLD MAN’S TEARS

Once upon a time I had watched a play somewhere
There was a curled old man in that play
Wearing ragged clothes
Having meaningless glance in his eyes
Being too old having no energy left and being deserted
Left alone having lived nothing

His tears had neither stopped nor finished
He had so much trouble that hadn’t ever finished
Breathing was his profit living was his only ambition
Having played the greatest tragedy in the world
On the life stage without curtains
He had passed on do you have a clue?

YAŞLI ADAMIN GÖZYAŞLARI

Yıllar önce bir yerlerde bir oyun seyretmiştim
Bu oyunda iki büklüm yaşlı bir adam vardı
Yırtık pırtık elbise vardı üstünde
Anlamsız bakışlar vardı gözünde
Yaşı geçmiş işi bitmiş terk edilmiş
Yalnız kalmış yaşamamış ihtiyarın

Yaşlı adamın gözyaşları durup dinmek bilmezdi
Dertler ne kadar fazla bitip tükenmek bilmezdi
Nefes almak kazancıydı yaşamak tek amacıydı
Perdesi olmayan bu hayat sahnesinde
Dünyanın en acıklı oyununu oynadı
Göçtü gitti aramızdan haberin var mı?

Yazan: Serdar Yıldırım

WHY FALLING IN LOVE WİTHOUT BEING LOVED?

If eyes see heart likes and falls in love
The passion to meet lights fire
Reality and dream get mixed into each other
One moment comes and arched eyebrows are frowned

He had loved a lot of beautiful ones without being loved
He knows that there is no remedy for this trouble
The lover also bears the trouble
Why falling in love without being loved?

Days full of hope and expectation
Passed with happiness and grief
We had tried hard but too hard
But couldn’t answer the riddle called love

AŞIK OLUP SEVİLMEMEK NEDENDİR?

Göz görse gönül sever aşık olur
Kavuşmak tutkusu bir ateş yakar
Hayal gerçek birbirine karışır
Bir an gelir hilal kaşlar çatılır

Çok güzeller sevmiş seveni olmaz
Bilir ki bu derde çare bulunmaz
Seven aşık dert yükünü çeker de
Aşık olup sevilmemek nedendir?

Umutlar ümitlerle dolu günler
Sevinçler kederlerle geçti günler
Çok ama pek çok uğraştık yine de
Aşk denen bilmeceyi çözemedik

Yazan: Serdar Yıldırım

YEARS HAVE PASSED SINCE SPLITTING UP

Years have passed since splitting up who knows where you are?
I could do anything to see you and hear your voice
Your jetblack eyes your wavy hair are unforgettable
Never think you’ve been forgotten you’re always on my mind without being forgotten

Your memory had stayed somewhere deep in my heart
The oppressive years had pulled you away from me
Noone has said “I love you” except you
Noone has known our love except us
I am left alone and our love has become a song
I have been thinking of you with this song

Written by: Serdar Yıldırım

AYRILALI YILLAR OLDU

Ayrılalı yıllar oldu şimdi sen kimbilir nerelerdesin?
Seni görebilmek için sesini duyabilmek için neler vermezdim
Simsiyah gözlerini dalga dalga saçlarını unutmak mümkün değil
Unutuldum sanma her zaman aklımdasın unutulmuş değilsin

Kalbimin bir köşesinde hatıran kalmış
O zalim yıllar seni benden çekip almış
Bana senden başkası seviyorum demedi
Aşkımızı bizden başka kimse bilmedi
Sensiz kaldım aşkımız bir şarkı oldu
Yıllardır ben bu şarkıyla seni anarım

Yazan: Serdar Yıldırım

THE KANGAROO WITHOUT ITS CHILD

A kangaroo hadn’t been able to have a baby
It had adopted a rabbit and had put it into its bag
The kangaroo had been happy and so had the rabbit
But the others had been angry so

They had made a plan to get rid of the rabbit
They had kidnapped the rabbit while sleeping
The kangaroo had seen her empty bag when she had woken up
She had been shocked and sorry

And had made an arrangement with the poisonous snake
In the bag had been the snake and the kangaroo among the others
Being afraid of the snake the others had given the rabbit back
And they had said that that was a plan in a plan

YAVRUSU OLMAYAN KANGURU

Kangurunun birinin yavrusu olmazmış
Bir tavşanı evlat edinip torbasına koymuş
Kanguru memnun tavşan mutlu
Ama diğer kangurular kızgınmışlar

Tavşandan kurtulmak için bir plan yapmışlar
Onlar uykudayken tavşanı kaçırmışlar
Kanguru uyanınca bakmış torbası boş
Şaşırmış kalmış buna olmuş içi bir hoş

Kanguru zehirli yılanla anlaşma yapmış
Torbada yılan kanguru kangurular arasında
Yılandan korkan kangurular tavşanı geri vermişler
Plan plan içinde böyle olur demişler
LITTLE CHILD

With pearls in his eyes and pain in his heart
The little child is crying being lost in darkness
You mightn’t have a house or parents
You mightn’t have anybody you might have been scorned
Whatever happens and happens
The time and the days will pass
One day might come and you might be consoled little child

With pearls in his eyes and pain in his heart
The little child is crying being lost in darkness
You’d had various troubles making you get lost
Strangers had taken the little money you deserve
Whatever happens and happens
The time and the days will pass
One day might come and you might be consoled little child

KÜÇÜK ÇOCUK

Gözlerinde inci yüreğinde sancı
Karanlıkta kaybolmuş ağlıyor küçük çocuk
Belki evin yokmuş senin anan-baban yokmuş senin
Kimselerin yokmuş senin belki seni hor görmüşler
Ne olursa olsun olsun ne olursa olsun
Zaman akıp gidecek günler gelip geçecek
Belki bir gün gelecek teselliyi bulacaksın küçük çocuk

Gözlerinde inci yüreğinde sancı
Karanlıkta kaybolmuş ağlıyor küçük çocuk
Türlü türlü derdin varmış dertler seni senden çalmış
Hakkın olan üç kuruşu o yabancı eller almış
Ne olursa olsun olsun ne olursa olsun
Zaman akıp gidecek günler gelip geçecek
Belki bir gün gelecek teselliyi bulacaksın küçük çocuk

Yazan: Serdar Yıldırım

THE OLD MAN’S TEARS

Once upon a time I had watched a play somewhere
There was a curled old man in that play
Wearing ragged clothes
Having meaningless glance in his eyes
Being too old having no energy left and being deserted
Left alone having lived nothing

His tears had neither stopped nor finished
He had so much trouble that hadn’t ever finished
Breathing was his profit living was his only ambition
Having played the greatest tragedy in the world
On the life stage without curtains
He had passed on do you have a clue?

YAŞLI ADAMIN GÖZYAŞLARI

Yıllar önce bir yerlerde bir oyun seyretmiştim
Bu oyunda iki büklüm yaşlı bir adam vardı
Yırtık pırtık elbise vardı üstünde
Anlamsız bakışlar vardı gözünde
Yaşı geçmiş işi bitmiş terk edilmiş
Yalnız kalmış yaşamamış ihtiyarın

Yaşlı adamın gözyaşları durup dinmek bilmezdi
Dertler ne kadar fazla bitip tükenmek bilmezdi
Nefes almak kazancıydı yaşamak tek amacıydı
Perdesi olmayan bu hayat sahnesinde
Dünyanın en acıklı oyununu oynadı
Göçtü gitti aramızdan haberin var mı?

Yazan: Serdar Yıldırım

WHY FALLING IN LOVE WİTHOUT BEING LOVED?

If eyes see heart likes and falls in love
The passion to meet lights fire
Reality and dream get mixed into each other
One moment comes and arched eyebrows are frowned

He had loved a lot of beautiful ones without being loved
He knows that there is no remedy for this trouble
The lover also bears the trouble
Why falling in love without being loved?

Days full of hope and expectation
Passed with happiness and grief
We had tried hard but too hard
But couldn’t answer the riddle called love

AŞIK OLUP SEVİLMEMEK NEDENDİR?

Göz görse gönül sever aşık olur
Kavuşmak tutkusu bir ateş yakar
Hayal gerçek birbirine karışır
Bir an gelir hilal kaşlar çatılır

Çok güzeller sevmiş seveni olmaz
Bilir ki bu derde çare bulunmaz
Seven aşık dert yükünü çeker de
Aşık olup sevilmemek nedendir?

Umutlar ümitlerle dolu günler
Sevinçler kederlerle geçti günler
Çok ama pek çok uğraştık yine de
Aşk denen bilmeceyi çözemedik

Yazan: Serdar Yıldırım

YEARS HAVE PASSED SINCE SPLITTING UP

Years have passed since splitting up who knows where you are?
I could do anything to see you and hear your voice
Your jetblack eyes your wavy hair are unforgettable
Never think you’ve been forgotten you’re always on my mind without being forgotten

Your memory had stayed somewhere deep in my heart
The oppressive years had pulled you away from me
Noone has said “I love you” except you
Noone has known our love except us
I am left alone and our love has become a song
I have been thinking of you with this song

Written by: Serdar Yıldırım

AYRILALI YILLAR OLDU

Ayrılalı yıllar oldu şimdi sen kimbilir nerelerdesin?
Seni görebilmek için sesini duyabilmek için neler vermezdim
Simsiyah gözlerini dalga dalga saçlarını unutmak mümkün değil
Unutuldum sanma her zaman aklımdasın unutulmuş değilsin

Kalbimin bir köşesinde hatıran kalmış
O zalim yıllar seni benden çekip almış
Bana senden başkası seviyorum demedi
Aşkımızı bizden başka kimse bilmedi
Sensiz kaldım aşkımız bir şarkı oldu
Yıllardır ben bu şarkıyla seni anarım

Yazan: Serdar Yıldırım

THE KANGAROO WITHOUT ITS CHILD

A kangaroo hadn’t been able to have a baby
It had adopted a rabbit and had put it into its bag
The kangaroo had been happy and so had the rabbit
But the others had been angry so

They had made a plan to get rid of the rabbit
They had kidnapped the rabbit while sleeping
The kangaroo had seen her empty bag when she had woken up
She had been shocked and sorry

And had made an arrangement with the poisonous snake
In the bag had been the snake and the kangaroo among the others
Being afraid of the snake the others had given the rabbit back
And they had said that that was a plan in a plan

YAVRUSU OLMAYAN KANGURU

Kangurunun birinin yavrusu olmazmış
Bir tavşanı evlat edinip torbasına koymuş
Kanguru memnun tavşan mutlu
Ama diğer kangurular kızgınmışlar

Tavşandan kurtulmak için bir plan yapmışlar
Onlar uykudayken tavşanı kaçırmışlar
Kanguru uyanınca bakmış torbası boş
Şaşırmış kalmış buna olmuş içi bir hoş

Kanguru zehirli yılanla anlaşma yapmış
Torbada yılan kanguru kangurular arasında
Yılandan korkan kangurular tavşanı geri vermişler
Plan plan içinde böyle olur demişler

  • Share/Bookmark
Devami

iyi Geceler Şiiri, iyi Geceler Şiirleri, kısa iyi Geceler şiirleri, en güzel iyi Geceler Şiirleri, En iyi iyi Geceler Şiirleri, Süper iyi Geceler Şiirleri, Hazır iyi Geceler Şiirleri, Yeni iyi Geceler Şiirleri

iYi GECELER

Ben gidiyorum…

Yokluğum da,olmayan yanımla konuşur,dertleşirsin.

Yokluğumla…

Göğsüne yasla başını yokluğumun.

Sor ne istersen ona.

Nasılsa anlatacaktır nesi varsa sana.

O yanım sana ait olsun;sende kalsın.

Islak dudaklarınla masallar anlatırsın ona.

Gözyaşlarınız karanlığınızı sarsın.

Gerçi sen ağlamaktan pekte anlamazsın ama.

Ben de çok ağlarım dersin belki senin olan yanıma.

işte gidiyorum.

Gecenin siyahını bağrımın andına alıp,

Olmayan yanımı hülyana,rüyana katıp,

Gidiyorum.

Unutma! Seni çok seviyorum.

iyi geceler…………….

Gecenin siyahını bağrımın andına alıp,

Olmayan yanımı hülyana,rüyana katıp,

Gidiyorum.

Unutma! Seni çok seviyorum.

çekip gitmelerdir bazen
yüreğe terkedilen….

ve giderken bile
seni seviyorumu arkaya bırakmadan
içe almak…

herşeye rağmen kuvvetli bir
yüreğin işi…

kaleminiz daim olsun…
sevgilerimle…

iyi Geceler! …
Alıp seni koynuma
Doluyorum gecelerime saçlarını
Boynuma kollarını
Yatıyorum şimdi …

Elim yüreğinin üstünde
Başım göğüslerinde…

Bedenini uykuma sarıyorum
Gözlerimdeki seni soyuyorum
düşümün duvarına asıp resmini
yatıyorum şimdi!

iyi Geceler
iyi geceler gönlüm
iyi geceler sevdam
iyi geceler hüznüm
iyi geceler mutluluğum
Iyı geceler umudum….

iyi Geceler
iyi geceler tatlı rüyalar sana
Benim bünyem dayanmaz bu kadarına
Arkamdan seslenme ben gidiyorum..
Sakın ola ki dur deme bana..
iyi geceler tatlı rüyalar sana..

iyi geceler tatlı rüyalar sana..
Sensizim ama hayalinleyim..
Gözlerim hep seni arıyor..
Hasretin ana ölümü gibi koydu bana
iyi geceler tatlı rüyalar sana..

iyi geceler tatlı rüyalar sana..
Gülüm,bebeğim,birtanem,balım..
Yağmurlu gecelerde hep beni hatırla..
Hatırladıkça yaptığın hatayı anla..
iyi geceler tatlı rüyalar sana..

iyi geceler tatlı rüyalar sana..
Yalanmıydı hepsi,yalanmıydı verdiğin sözler..
Eğer öyleyse yakışmazdı bana yalan sevmeler..
Neydi öyle arkanı dönüp sessizce gitmeler..
iyi geceler tatlı rüyalar sana..

iyi geceler tatlı rüyalar sana..
Sadece gülüşünle avunduğum..
Koskoca bir seneyi geride bıraktım.
Tek başıma idim sen yoktun yanımda..
iyi geceler tatlı rüyalar sana..

iyi geceler tatlı rüyalar sana..
Yepyeni,bembeyaz bir sayfa açtım ama
Sen yoksun o temiz sayfada..
imzamıda attım sayfanın tam altında..
iyi geceler tatlı rüyalar sana..

iyi geceler!
.Bu karanlık
Ve ötesi görülmeyen gecede
Tan yeri kıpkırmızı görüldüğünde
Tüm acılar
Ve Sevinçler gün yüzüne çıkacaktır.
Üzülmeyin can çekişen çiçekler için.
Gözlerimizi, tüm gerçeğin gerisinde kalarak
Yarının, güzellikleri için ‘gözlerimizi kapatalım geceye
Ve
Tüm sokakta kalanları düşünerek iyi geceler dileyelim,
Kendimize…
Yıldızlardan salıncak yapalım
En mutlu biz olalım gözlerimizi kapatırken geceye
Yok olan meşe ağaçları için
Pekte üzüntü yaşamadan
Ve iyi geceler dileyelim kendimize
Beton yığınları arsında yaşadığımızı,
Yasal olmayan yasal ortamların yartıldıgını unutarak
En güzel gece için,
iyi geceler dileyelim kendimize
Hatta ve hatta
Birde eskilerden bir şarkı mırıldanalım sessizce
Ahh eski istanbul diyerek
Gözlerimizi
Bebekler gibi,masumca kapatalım
Deniz de ki yakamozları anımsayarak
iyi gecelerde kalalım.
Kediler koşturuyor sokakta
Nedir istekleri
Mır mır ediyorlar
Gecenin sessizlıgnde canhıraş bir bağırtı
çöp bidonlarıyla savaşıyorlar
Bir yanda kedi diğer yanda aç insan
Elinde poşet
Kediyle paylaşıyor zengin sofradan arta kalan ekmeğini
Çöpten çıkan bir parça peyniri
Hadi kapatalım gözlerimizi
Ve kendimize
Okkalı bir iyi geceler dileyelim.
iyi geceler ulusum
iyi geceler karnını tıka basa doyuranlar
Ve, ve iyi geceler sizlere yalancılığı başarı sayanlar.
Sapkınlar. Vatan diyerek, ulus diyerek kıs kıs gülenler.
kendini aldatanlar. Ve uyuyanlar! ! !
Hadi kendimize tüm riyakarlıktan arınmış iyi bir gece dileyelim.
iyi geceler yüreğimde sakladığım isimler.
hamdolsun benim le kalan sadık geceye,
benden alamadıkları tek geceme
iyi geceler…iyi geceler…

Bu gece
Bu gece,ben iyiyim.
Ben iyiyim
Bu gece.
Biliyormusun?
Artık seviyorum geceleri
Zifiri karanlığı,zalim,hırsız geceleri,
Vurdum duymaz sağır geceleri
Seviyorum.
Acımasız esen rüzgarın sesini,
Sensizliği bile……
Haykıracağım,ben iyiyim
Ben iyiyim diye…

Böyle bir gecede,sigaramı yaktım
Dumanı çektim içime
Delice…
Çayımı demledim,düşünüyorum
Sessizce…
Bu gece,ben iyiyim
iyiyim.

Biliyormusun?
Bana en büyük hediyen
Geceleri,kızıl geceleri,illet geceleri
sevmeyi öğrettin.
Artık sevda bulutlarımı dağıttım ben.
Bu gecelerde sen
Gözlerime ağlamayı öğrettin
Aşk acısını öğrettin
Bu da sana ayrılığın hediyesi benden.

iyi Geceler Şimdi
iyi geceler şimdi
ve eve git dosdoğru
hâlâ sarhoş beş duyun sendeyken.
Biliyorum
ayartmalara meyleder seni yolun.
(na na na nay na nay)
iyi geceler şimdi
ve eve git dosdoğru.

iyi geceler şimdi
ve eve git dosdoğru
ya da eğri büğrü – yeter ki sağsalim
Bak Ay’a – yarım
kırık bir yumurta kabuğu gibi
(na na na nay na nay)
iyi geceler şimdi
ve eve git dosdoğru

iyi geceler şimdi
ve eve git dosdoğru.
Kapıyı aralık tutan onlardır.
Büsbütün açık bırakırım kapımı
ve beklerim seni gece gündüz
(na na na nay na nay)
iyi geceler şimdi
ve eve git dosdoğru.

Şarkı söyledik,
ağladık, güldük.
Saatlerce diyecek yoktu keyfimize
Düşünecek bir şeyler oluyor
ufaldığında şimdi saatler.
(na na na nay na nay)
iyi geceler şimdi
ve eve git dosdoğru

iyi geceler şimdi,
ama gözden yitme şimdi.
kendimiz için yaşadık, kısa da olsa.
Paylaşmalı insan kalını da inceyi de.
Başla bakalım hele bir -
buraya sadece süs olsun diye gelmedik!
iyi geceler şimdi
ve eve git dosdoğru.

[1981, ”Bazı Suların Üstünde” ’den]

Benny Andersen (d.1929, Danimarka)
Danca’dan çeviren: ismail Aksoy

iyi Geceler Aşkım
Gel de demedin yüreğime davetkâr bir sesle… Hep kaçtım senden ömür sürgününde… Oysa en çok seni sevmiştim biliyorsun…
Sabah oluyor ve yine akşam…
Bütün kapılar bana kapalı şimdi. ihtimal bile değil başka kapılarda uyumak. Bir tek senin eşiğin, bir tek senin paspasın huzur veriyor …
Ben gel demeni bekliyorum bir gece ansızın. Sen “gel” de demiyorsun. içim kanıyor biliyor musun? Oysa sen “gel” desen ben nasıl geleceğimi biliyorum.
Bütün mevsimler hep aynı sen olmayınca…
Ha kar yağmış, ha küresel ısınma. Kimin umurunda!
****
Sen şimdi ne tür bir yataktasın kim bilir! Belki kuş tüyü! Belki sünger! Hangi duyularda, uykuda mısın yoksa uzanıyor musun?
Uyuyorsundur eminim. Sen uyumayı seversin, yumuşak anne kucağı misali yataklarda. Yastığın kaz tüyü ve çarşafların rengarenk, pahalı yatak örtün…
Kim bilir hangi iklimin rüzgarıdır üstüne esen.. Yine ağustos sıcağında koca şehir bir başıma. Birde yokluğun. Düşünsene yokluğunu!
Sahi neyin gitmesiydi yaz günü… Sahipsiz bırakıp nereye gittin, bilsem!
****
Biliyorsun seni tanıdığım günden beri uykular haram bana… Oysa sen uyurken çok güzel olursun düşünebilirim.
Bu gece nerde uyuduğunu bilmesem de…
iyi geceler sevdiğim.
iyi geceler aşkım.

iyi Geceler Herşeyim..
Geceleri uzaklara çığlık olur olur sesim
Yıldızlardan çoktur sana olan özlemim
Bu gece sırf senin için kapanıyor gözlerim
iyi geceler herşeyim..

iyi GeCeLeR ÖpÜcÜğÜ…
Son nefes gibi dokunduğunda dudaklarına tutku
Gece kokusu buram buram dolduğunda içine
Yıldızların parlak hikayelerini okuyacaksın gözlerimde

Şimdi bedenine hakim benden de öte bir uyku huzuru
Unutabildiğin kadar uzak zamanlara armağan et ne varsa kötüye dair içinde
Ve bana ait ne varsa kalbinde
Düşlerindeki büyülü bakışlarıma ekle

Yorgunluğunu sileceğim bu gece
Işığı sevdireceğim mehtabın geceyi bölen renginde
Dudaklarında kalacak ömrümün en güzel fısıltıları
Cennetin kapısını aralayan o öpücüğü geceme armağan ettiğinde

Gözlerini yum şimdi
Çıplak sevdalar utandırmasın yalnızlığını
Bu sonu olmayan bir gece
Bırak kendini
Şimdi gözlerinde son verip dudaklarında başlamak için yeni şiirlere
Öpeceğim seni
Bekle

… YiNE UZAĞA YAZILMIŞ BiR HASRET ŞiiRi… O GECEYi BEKLERKEN O SONSUZ ÖPÜCÜĞÜN GECESiNi…

BELKi ÇOK YAKIN BELKi DE ÇOK UZAK BiR VUSLATI…
BELKi DE HiÇ ÇÖZÜLMEYECEK BiR TILSIMI….

BEKLEMEK… AMA HEP AYNI GÜLÜMSEMEYLE HAYALLERi iZLEMEK
GÜZELDiR BiR GÜN SEVECEĞiNi BiLMEK…

BEYAZ ŞiiRLERDE UMUTUSZLUĞA AYDINLIK ELBiSELER GiYDiRMEK

GÜZELDiR SEVMEK

Bir iyi Geceler Mesajı
Kalbinin ışığı
Gecenin karanlığını bastırsın
Rüyaların mutluluk yağmurlarında geçsin
Gecen mutlu
Kalbin huzur dolu olsun
iyi geceler

iyi Geceler
hadi bana iyi geceler
çünkü yarın girdi bile gecenin kanına
alıp götürecek yine yeni bir güne.
ondan önce ulaşmalıyım
hayalden öte gerçeğime.
yoksa yine hasret, yine hüsran
ve yine gecenin ayazında bir son buluş
tükenmeden bu günün titrek alevi
yarından çalmalıyım geceye bürünmüş saatleri..
O saatler ki, kimsesizlerin sığınağı
Mazlumların mabedi….
Ben de dalacağım o saatlere
Uykusuz rüyalarda bulacağım huzuru
Yarına setler çekip
Sabahın ilk ışıklarına dek seyreyleyip alemi
Vuran ilk gün ışığıyla
Bürüneceğim örtüme
Ağaran güne inat
Kararan matemimle……

iyi Geceler Sevgilim
sen uyu
bana bırakarak sessizliği
suretinin kahrına yaş döksün gözlerim
sen uyu
düşlerinle sarmaş
uykusuzluğun yürüyüşleriyle pullansın kirpiklerim
sen uyu
ben aşkı çekerim ben aşkı sererim
senden bir sofracık da kahır içerim
çatlayıncaya kadar kalbim
budur ey sevgili aşk dediğin
iyi geceler sevgilim
iyi geceler…………..

iyi Geceler Diyemeden
Bir gün toprak olur yorganımız
Bir gün taş olur yastığımız
Bir gün sonsuza kadar uyuruz
Bir iyi geceler diyemeden.

iyi Geceler! (Akrostiş)
iyi geceler dilerim her birinize
Yalnız sevgili gelsin düşlerinize
içten bir buse kondursun yüzünüze
Güneşiniz olsun ay gecelerinizde
Eğer hüzünlüyseniz bu gece
Cümbüş dolsun yüreğinize
Eğer sevinçliyseniz bu gece
Latife kalmasın dilinizde
Eğer yalnızsanız bu gece
Ruhen bütünleşin sevdiğinizle

iyi Geceler
Beni hiç sevmedin mi sen?

Beni dikenli aşk bahçelerinin
Umutsuz yarınlarına terk ettin sen.
Ve yağmurlar yağdırdın üzerime
Beni hiç sevmedin mi sen?

Korkma benden!
Ne yarınlarına çıkarım
Ne telefonlarına
Benden korkma!
Ben hiç yokmuşçasına beklerim
Sokak köşelerinde.
Gözünün gördüğü hiç bir yerde olmam
Korkma!

Senden kopacağım artık
Sensizliğin rıhtımında
Dalgalarıyla boğuşacağım yalnızlığımın
Sensiz yaşayacağım bu koskoca alemde
Bir daha hayal edilemeyecek aşkının
Umuduyla kavrulacağım.

Senden beni alacağım
Benden seni söküp aldığın gibi
Yerime yaşanmamış mutluluklar bırakacağım.
Hatırlamayacaksın bile gözlerimi
Ne yağmurlarımda ıslanacak
Ne de güneşimle ısınacaksın
Söz veriyorum hayatından çıkacağım
Ağlatmayacağım artık seni

Benden artık korkma!
Ben kaybolacağım
O kahverengi derinliklerinde gözlerinin
Yaşamaksa eğer bu yaşayacağım
Gün 24 saat ve ben hep uzaklarda kalacağım
Sabırsızca toprağa düşmek isteyen ilk cemre misali,
Sensizliğin kuytusunda azaplar içinde ölümü bekleyeceğim.

Hiç bir şey yerini tutamayacak inan bana
Ve ben hep bunun ezikliğiyle yaşayacağım.
Seni sevdiğim için özür dilerim
Yaşattığım acılar ve gözyaşları için
Ama bir kez daha olsaydı yine severdim

Şimdi gitmeliyim artık
Beni bekleyen tatmadığım hüzünler var
Yazılmamış şiirler
Anımsanacak güzel hatıralarımız var

Sana kimler dokunacak
Kimler öpecek düşünmek bile istemiyorum
Beni en çok yaralayan bu zaten

Umarım mutlu olursun
Sana söylemek istediğim son bir şey var
Seni daima sevdim bunu sakın unutma

iyi Gecelerim-Günaydınım
iyi geceler karıcığım
Çok güzel biliyormusun
Beraber uymak
Uyanmak beraber…

Günaydın karıcığım
Günaydın..

Sen benim iyi gecelerim
Günaydınımsın..

Bir gün uyuyurken
Yanımda yoksan

Uyandığımda günaydınım yoksa..

Ne gecem iyi
Ne günüm aydın olur

Şimdi varlığınla mutluyum
Bak senin için çarpıyor kalbim

Yokluğunda
Kalbim hüzünle vurur
Ve biliyormusun karıcığım
Bu yürek dayanmaz durur..

Şu anda varsın,yanımdasın
iyi geceler karıcığım
iyi uykular
Ve günaydın varım,yoğum, herşeyim
Günaydın
iyi ki varsın
Ve biliyormusun karıcığım
Sen bir dünya kadarsın…

iyi Geceler Çalıkuşu
Gel
Diyemiyorum
Sen bilirsin güzelim…
Çalıkuşum,
Birtanem, Yanağı Benlim
Ben çamuruna bulanmışım Gediz’in.
Islanıyorum Nisan yağmurlarında,
Korumuyor beni şu koca meşe,
Sırıl sıklam oldum,
Üşüyorum…
Çamura saplandı kaldı, motorum.
Ben yine dertlerimle baş başa yalnız,
Kiremitli tepesinde küfürler savurmaktayım.
Hırsımı onlardan çıkardım,
Saldırdı iki çoban köpeği,
Birinin sol küreğine,
Diğeri topal kaldı galiba,
iki taşta kaçırdım, it oğlu itleri.
Hey çalıkuşum sen varsın yine
Yalnızlığımı yalnızlaştıran,
Yüreğimde kanayan yine hasretin,
Diyemem asla, atla gel güzel;
Ben beklerim sadece…
Bilirim ki gelmez, beklediklerim.
Yinede ben beklerim.
Hocanın göle yoğurt çalması gibi
Ya gelirse diye beklerim.
Yağmur isyanlarda, hicran kader mi?
Üç saattir yağan yağmur inadına dinmedi,
Sönmedi Gediz’in ışıkları karşıda,
Islanmış yeni açtığım maltepe paketim
Döneceğim mecburen
Sen rahat yatağında dolaş pembe rüyalarında
Senin yerine de ağlarım ben,
iyi geceler hey çalıkuşu.
Asla unutma
Sana aşık şu berduşu

iyi Geceler Papatya
Sana iyi geceler papatya
Bana eziyet, zulüm…
Geceyi yıldızlardan çal sen
Uykuyu yapraklarına düşür
Ayda – yılda bile olsa arama beni
Çünkü,
Bu halime torunlarım gülüşür…

iyi geceler sana papatya
Sorma halimi nicesin diye
Akdeniz’ de kara bulutlar alır beni
Sevenim yok ya ondan..
işlenmiş hasretin nakış nakış
Can evime, ak ciğerime…
Sarı sarı, beyaz beyaz…

Papatya, iyi geceler sana
Yum göz kapaklarını, düşle ceylanı
Ya da sil adımı, unut gitsin
Kimler unutmadı ki bunca sene?
Sen sabaha açılan çiçeksin can
Seher yeli olup öpsem gönül sahillerini
Fena mı olur, hata mı yaparız yani? …

iyi geceler papatyam sana
iyi geceler…
Sabah uyandığında,
Baktığında aynaya
Yüzünde sabaha dek gezinen
Gözlerimi göreceksin inan…
Hadi gülümse!
Hadi be, hadi! hadi! !
Sarı sarı, beyaz beyaz
Cadı! ..

Ah seni yaramaz!
Ah seni! ! !

iyi Geceler Sevdiğim Şehir
iYi GECELER SEVDiĞiM ŞEHiR…

Kollarına bıraktım beyaz düşlerimi, iyi sakla. Sımsıkı sar hayallerimi, geleceğimi…Tut ki bu ayrılık olmadı, yaşanmadı hiç. Sevgilerim yarım kalmadı sabahlarında.Dost yüzlü aydınlıklara gebeyiz artık, serseri sabahlar doğacak ikimizden. Asi güneşlerle ısınacağız sonra..
iYi GECELER SEVDiĞiM ŞEHiR…

Senin de için ağrıyor mu. Migren nöbeti sancılar çekiyorum. Biri rüyalarımı saklamış, bulamıyorum.Günah kokulu çiçekler sulanıyor. Zincirli sevdalar ağlıyor kaldırımlarında. Kan rengi akşamının soluğu kesik, nefes alamıyorum.
YiNE DE iYi GECELER SEVDiĞiM ŞEHiR….
Bu ne ilk, ne son veda.Daha çok parçalanacağız biz.Aşksız yatıp aşkla doğacağız.Hoşgeldin diyeceğiz gönderdiğin ölümlere, ‘başımla beraber’. Su içtiğimiz çeşmelere dualar edeceğiz.
iYi GECELER SEVDiĞiM ŞEHiR…YiNE DE iYi GECELER..

iyi Geceler-
geceleri
için rahatlıyla uyu
korkma ben daha
ölmedim

geceleri
dizeler dile gelir
saçların için acar
karanfiller

geceleri
huzurlu uyu
ateşböceklerini pencerene
bırakan benim

geceleri
ayrılığın pencesinde
vuslat
üzülme,de ki kısmet…

iyi Geceler

“Bu gece nasıl bitecek! ” demiştin ya
Ben hala o gecedeyim şimdi.
Ve bitsin istemiyorum.
Çünkü biraz sonra
Maviye kavuştuğunda gün.
Biz seninle ayrılacağız.
Hayata döneceğiz.
Oysa şimdi hayalde olsa benimlesin.
Karşımdasın.
Konuşmuyorsun ama gülümsüyorsun.
Orda öylece bana bakıyorsun.
Niye bitsinki bu gece

Bak bir sigara yaktım.
ikimizin yerine içiyorum…
Bir nefes sana,
Gerisi bana.
Bencilliğimden değil yanlış anlama
Sana zarar gelmesin istiyorum.
Senin yerine içtikten sonra.
Kendime içmeye başlıyorum.

Birden,
Bu satırları yazarken
“-Hıhh! Avutma kendini! Ben çoktan uykuya daldım.” diye
Bana sitemde bulunacağın aklıma geldi.
işte sana bu yüzden kızıyorum
Bana hayal bile kurdurmuyorsun

Yoksun biliyorum.
Sigaramda söndü..
Birde demezler mi
“sigaramın dumanında sen” diye!
Yalan vallahi yalan.
Son uçuşan dumanlara bakıyorum…
Biraz mavi
Ama sen değil işte

Sana benziyorlar..
Onlarda biraz önce bana senin gibi
“-Hadi git uyu biraz “ deyip çekip gittiler.
Uyumak mı?
Ben uyumak istesem ne olacak ki..
Uykular beni istemiyor..
Uyutmuyorlar işte şöyle başımı yastığa koyup..
Ben sana biraz
Hayalimdeki senden bahsedecektim.
Saatte bayağı ilerlemiş hani.
Sen şimdi kaçıncı uykulardasın kimbilir.

Neyse yeter artık diyor gözlerim.
Yoruldular…

Hadi sende kalk artık!
Kalk uykularından neyi bekliyorsun ki!
Gelde al götür!
Şu odamda dolaşan sensizliğini.
Yapmadıklarını yap bir kez olsun…
Bir gecede benden önce uyumada,
Biraz da sen avut sensizliği.
Sende bilmiyorsun ya
Neyi,ne zaman,neden yaptığını.
Neyse ben bakarım.
Avutmaya çalışırım.

Sen üzme canını,uzak şehrin güzeli!
Uyumana bak…
Yüreğimin duvarlarında silinemeyecek izler bırakan gözlerin,
Uykusuz kalmasın…
Her ne kadar sen sebep olsan da
Bu gecenin ölümünü üstlenmek yine bana düştü.

Biraz sonra gün maviye kavuştuğunda.
Görüşemezsek kendine iyi bak! …
Çünkü bu yürek seni seviyor
Ve nerede olursan ol
iyi olmanı istiyor…
iyi geceler mavi

iyi Geceler
Geceleriniz iyi olsun
Günleriniz aydınlık
Bir demet gül olsun düşleriniz
Koklayın rüyalarınızda
Çekin içinize
kocaman bir nefesle
iyi geceler sizlere
Uykunuzda barışın hayatla
affedin küstüklerinizi
Bir gül verin sevdiğinize
sabah uyanınca
Unutun tüm kötülükleri
Sarılın yorgan gibi iyiliklere
iyi olsun geceniz de..

iyi Geceler!
Saat gece yarısıdır…
:::::
Uyumadığını biliyorum…
:::::
Lütfen uyu, ne olur!
:::::
Uyu ki kavuşasın;
:::::
Rüyalarındaki tospembe hayallerine…
:::::
Söyle ya yar,
:::::
Uyuman için illa ki sana;
:::::
Ninni mi söyleyeyim? …

iyi Geceler Anne
Günaydın anne.
Bak yine sabah oldu,
Ve sen yoksun yine.

Her zaman ki gibi
Senin yatağında uyandım anne.
Ellerimle düzelttim çarşafını,
Sanki uyanan senmişsin gibi.

Yine pencereme kondu güvercin.
Rüzgar dayanamayıp içeri girdi.
Yine yattığın yerden,
Bir öpücük gönderdin değilmi.

Günaydın anne.
Bak yine sabah oldu
Ve sen yoksun yine.

Biliyormusun anne,
Ne zaman aynaya baksam
Başka birini görüyorum.
Ve her baktığımda
Biraz daha ölüyorum.

Artık hiç göremiyorum,
Seni toprağa veren
O güçlü çocuğu.
Ve bilmiyorum
Gamzelerimi nerede unuttuğumu.

Günaydın anne.
Bak yine sabah oldu,
Ve sen yoksun yine.

Uyuyamıyorum anne.
Uyanmaktan korktuğum için
Senin olmadığın bir evde.
Ve biliyormusun anne,
Her sabah korkularım gerçek oluyor.

Sigarayı bıraktım,içkiyide azalttım.
Artık sadece aklıma düştüğünde içiyorum.
Biliyorum bana yine kızacaksın
Ama
Aklımdan hiç çıkmıyorsun.

Hatırlarmısın hani bir kız vardı?
Bana çok yakıştırdığın…
Dün onu gördüm.
Kucağında seninkilere benzeyen,
Gamzeleri olan bir çocuk vardı.
Kocasını uğurluyordu el sallayarak,
Benim seni uğurladığım gibi.
Aklıma sen geldin hemen
Ve kendim.
Belkide o el salladığı ben olabilirdim.

Günaydın anne.
Bak yine sabah oldu
Ve sen yoksun yine.

işte sana
Bir şiir daha yazdım anne.
Hep kızardın böyle şiir yazdığımda.
Ve merakedip okurdun.
Sonrada dayanamaz ağlardın.
Öyle dolu dolu ağlardın ki
Göz yaşlarının yere düşerken çıkardığı sesi
Taa yüreğimde hissederdim.

Şimdilerde bu rutubetli evde tek ağlayan benim.
Ve bende
Yüreğime döküyorum damlaları,
Sırf o sesi duymamak için.

Ve yine akşam oldu anne.
Elimde içki şişesi,
Gözümde
Yüreğime düşmeyi bekleyen
Bir damla yaş,
içimde
Uyandığında annesini bulmayı bekleyen
Minik bir çocuğun boş umutlarıyla,

iyi geceler sana anne
iyi geceler……….

iyi Geceler Canım
Koy başını göğsüme
Saçlarını okşayayım biraz
Ve sırtını ovayım
Boynunu, omuzlarını…
Sonra güzel bir masaj yapayım
Ömründe hiç tatmadığın
Güzel duygular bahşetsin parmaklarım
Seni mutlu etsin ellerime yansıyan duygularım
Ve sen rüyalara dalıp
Bulutların üstünde meleklerle gez, dolaş…
Gökyüzünün derinliklerinde
Mavilerin en güzeline ulaş,
En derinine dal hayallerin…
Sıcak duygularımla coş
içten ve derin nefesler alıp ver
Mutlu ol; ellerim seninle
Enerji dolu şefkat dolu ellerim
Ve sihirli parmaklarım…
Saçlarını okşarken, kaybettiğin mutluluğu buldursun
Huzurun en lahutisine ulaştırsın…

Uyuma daha sakın!
Neler saklı gönlümde,
Hepsini gör ve tat;
Daha huzurlu ve daha rahat yat;
Sabaha mutlu uyan…

Ta ki okşamalarımdan yorulup
Uyku iradeni elinden alır da
Kendine hâkim olamazsan
Başını göğsümden kaydırıver
Bir güvercin gibi…
Biraz kıvrılıver,
Çek ayakların karnına doğru
Ellerini de ellerime teslim et
Avuçlarımla ısıtayım
Terlesin genç âşıklarınki gibi
Ve sen sırtüstü dönüver yerleşirken
Yüzün yüzüme, gözlerin gözlerime gelsin
Biraz da alnını ve şakaklarını okşayayım
Ve öpücükler, öpücükler kondurayım gül dudaklarına
Küçük küçük ama sıcak
Ama tatlı, ama yumuşak
Ama derin, ama ateşli,
Ama hafif, ama yakıcı…
Ve yaksın kavursun da
Dudaklarından kalbine insin ateşim
Yaksın seni de sarıl bana
Sokul kucağıma, açıl kalbime
Ve anlat dertlerini…

Kimsenin bilmediği ama içini kemiren
Beynini tırmalayan, gönlünü yoran dertlerini
Onları bana ver birer birer
Kalmasın seni sıkan
Seni üzen hiçbir şey…
Sen rahat ol…

Ben ikimizin dertlerini de çekerim
Yeter ki sen mutlu ol
Ve süzül ufuklara kuşlar gibi
Özgür ve hür…
Kanatlarında aşkımız
Kafdağı’nın ardına götür,
Rahat, huzurlu ve dertsiz
Gamsız, kedersiz…

Aşk, fedakârlıktır
Âşık fedakâr olur
ille de uyumaksa meramın
Beni de al kucağına madem
Gecenin ayazında
Isıtırım seni
Ayaklarını ve ellerini
Uyumadan önce dur bir daha öpeyim seni
Ve uyurken seyredeyim yüzünü, gözlerini
Gördüğün rüyaları ben yazayım canım…
Artık kalmadıysa tahammülün
Uykunun kurşununu yiyip, yenik düştüyse gözlerin,
iyi geceler canım şimdi, artık uyu…

iyi Geceler Demek isterdim
iyi geceler demek isterdim sana,
Gözlerine bakıp
Yanağına bir buse kondurarak,
Göğsüne başımı dayayarak,
Nefesini saçlarımda hissederek,
Rüyalara dalmak isterdim…

Sana tüm benliğimle iyi geceler Dilemek,
Gül yüzünü okşayarak,
Senin yastığına ortak olup,
Yanında kıvrılıp
Bir çocuk sessizliğinde
Uymak isterdim…

Bütün mahsun ve mahmurluğumla
Gönül pencerenden sızıp
Ruhuna işlemek isterdim,
Tek parça olalım diye.
Dualar eder, dilekler dilerdim,
Melekler seni bana getirsinler diye.

Gördüğün rüyaların kaynağına inip,
istediğim rüyaları, benim olduğunu
Görmeni sağlardım hayal meyal de olsa.
Sana kocaman bir iyi geceler öpücüğü vermek isterdim
Sıcacık yatağında huzurla uyu diye…
iyi geceler
Aşkım
Meleğim
Gül yüzlüm
Doyamadığım.
iyi geceler
Sana ve aşkıma
Ömür boyunca hiç uyanmayacak
Olan sevdama da iyi geceler…

iyi Geceler Aşkım
Mutsuzluktan kıvranacağımı,
Gözüme uyku girmeyeceğini bile bile,
Uzanıyorum şu kahrolası yatağıma.
Ağlamaktan ıslanmış,
Gözyaşı kokan yastığama,
Koyuyorum dertli başımı.
Ve tüm olup bitenleri gizleyen,
Derdime ortak olan yorganımı,
Bir kefen misali çekiyorum üzerime.
Sabahımı düşünmek bile istemiyorum,
Güneş görmeye hasret kalmış bu odada,
Sonsuza kadar uyumak istiyorum.

Biliyorum yarınımın mutsuz olacağını,
Biliyorum yine bu yastığın ıslanacağını,
Yine bu yorganın bana ortak olacağını,
Biliyorum hepsini yaşamışçasına.

Korkuyorum bir gün gelecek,
Yastığımda ıslanmak,
Yorganımda dinlemek istemiyecek beni,
Ben o günün ne zaman geleceğini de biliyorum.

iyi Geceler
Ayrılığımızdan sonra ilk kez alıyorum kalemi, kağıdı elime.
Bugün sayfana baktım
Birbirinden güzel iki şiir eklemişsin
Şiirleri görür görmez heyecanlandım
Açtım okudum…
Hüzünlere boğuldum; kız kulesi boynunu bükmüş.
Okurken yavaş yavaş ter bastı
Bitince anladım benim için değilmiş
Üç sene önceki sevdiğin için yazmışsın
Anladığımda iki el boynuma yapıştı
Bir şeyler boğuyordu beni
Sonra aklıma yaşadıklarımız geldi
Atışmalarımız, sevgi sözcüklerimiz…
En sonunda o söz geldi aklıma
‘sana verecek hiç bir şeyim kalmadı’ demiştin ya
Unutamıyorum
Hatta bir de ‘defol’ demiştin ya
Onu da unutamıyorum
Hiçbir şey koymamıştı bana bu kadar
Sana bir söz vermiştim hatırlıyor musun
Ağlamayacaktım artık
Bugün zor dayandım sözümü bozmamak için
Sen sözünü tutuyor musun bilmem ama
Ben bozmamak için elimden geleni yapıyorum
Merak ediyorum resimlerim duruyor mu?
Bakıyor musun onlara arada sırada
Bak ben yine saçmalıyorum
Sanki beni sevmişsin gibi hayaller kuruyorum
Keşke bir gün arasan, keşke o gün doğduğum gün olsa
En büyük hediye bu olurdu benim için
Ama aramayacaksın,doğum günümü kutlamayacaksın biliyorum.
Neyse satırlar doldu artık ben gideyim
Yastığının altına bakmayı unutma olur mu?
Öpücüklerim hala orada duruyor
iyi geceler sevdiğim…

iYi GECELER
Ay ışığındaki mutluluğu veremez güneş

Başkadır tadı başkadır yansıması

Gündüzün tüm izlerini

Görmek istemediğin gerçeği

Unutmak istediğin anları saklar

Yıldızlar büyülerken geceyi

ılık bir esinti savurur kokunu

Dalıp gidersin geceye

Geçmisini mi geleceğini mi

Düşünmeye karar veremezsin

Zaman su gibi akar

Ay yükselir en tepeye

Ve gülümser sana

Bırak herşeyi bir kenara der gibi bakar

Yıldızlarla yol açar

Yanıma gel birde burdan bak der gibi sankı

Çıkarım semaya izlerim tüm alemi

Pencere başındakı kadınları görürüm

Unutmak için kendini meye vermis delikanlılar

Gözleri yaşlı genç ihtiyarları seyrederım

Ve dönüp kendime bakarım

Öyle güzel görünüyorsun ki

Tatlı bir uyku sarmıs

Bazen gülümsüyorsun rüyanda

iste bunu seyre dalmak varya

Herseye bedel sevdiğim

Usulca inerim yanına

Doya doya öper koklarım seni

Ve ayla vedalaşarak

Yanına uzanırım

Bir huzur kaplar içimi

iyki varsın sevdiğim

SENi SEViYORUM

iYi GECELER

İyi Geceler Sevgilim
yanıyor seher yalnız buz kesmiş sokaklar nedense
tek sen söndürebilirsin, eğer yanan bu bedense

her nefes zehir olur çekerim içime içime
gözlerim nehir olur dökerim içime içime

ay vurur sarhoş, donuk damlara
ismini yazarım buğulu camlara

bir ben gezerim şair şair kaldırımlarda
şiirler yazarım sana dair kaldırımlarda

uyanma sakın naralarımı duyup da
bölme rüyalarını bana uyup da

sen meleklerin söylediği şarkıyı dinle
bedenim olmasa da kalbim seninle

iyi geceler sevgilim…

  • Share/Bookmark
Devami

ingilizce özLü Şiir, ingilizce özLü Şiirler, kısa ingilizce özLü Şiirler, en güzel ingilizce özLü Şiirler, En iyi ingilizce özLü Şiirler, Süper ingilizce özLü Şiirler, Hazır ingilizce özLü Şiirler, Yeni ingilizce özLü Şiirler

LITTLE CHILD

With pearls in his eyes and pain in his heart
The little child is crying being lost in darkness
You mightn’t have a house or parents
You mightn’t have anybody you might have been scorned
Whatever happens and happens
The time and the days will pass
One day might come and you might be consoled little child

With pearls in his eyes and pain in his heart
The little child is crying being lost in darkness
You’d had various troubles making you get lost
Strangers had taken the little money you deserve
Whatever happens and happens
The time and the days will pass
One day might come and you might be consoled little child

KÜÇÜK ÇOCUK

Gözlerinde inci yüreğinde sancı
Karanlıkta kaybolmuş ağlıyor küçük çocuk
Belki evin yokmuş senin anan-baban yokmuş senin
Kimselerin yokmuş senin belki seni hor görmüşler
Ne olursa olsun olsun ne olursa olsun
Zaman akıp gidecek günler gelip geçecek
Belki bir gün gelecek teselliyi bulacaksın küçük çocuk

Gözlerinde inci yüreğinde sancı
Karanlıkta kaybolmuş ağlıyor küçük çocuk
Türlü türlü derdin varmış dertler seni senden çalmış
Hakkın olan üç kuruşu o yabancı eller almış
Ne olursa olsun olsun ne olursa olsun
Zaman akıp gidecek günler gelip geçecek
Belki bir gün gelecek teselliyi bulacaksın küçük çocuk

Yazan: Serdar Yıldırım

THE OLD MAN’S TEARS

Once upon a time I had watched a play somewhere
There was a curled old man in that play
Wearing ragged clothes
Having meaningless glance in his eyes
Being too old having no energy left and being deserted
Left alone having lived nothing

His tears had neither stopped nor finished
He had so much trouble that hadn’t ever finished
Breathing was his profit living was his only ambition
Having played the greatest tragedy in the world
On the life stage without curtains
He had passed on do you have a clue?

YAŞLI ADAMIN GÖZYAŞLARI

Yıllar önce bir yerlerde bir oyun seyretmiştim
Bu oyunda iki büklüm yaşlı bir adam vardı
Yırtık pırtık elbise vardı üstünde
Anlamsız bakışlar vardı gözünde
Yaşı geçmiş işi bitmiş terk edilmiş
Yalnız kalmış yaşamamış ihtiyarın

Yaşlı adamın gözyaşları durup dinmek bilmezdi
Dertler ne kadar fazla bitip tükenmek bilmezdi
Nefes almak kazancıydı yaşamak tek amacıydı
Perdesi olmayan bu hayat sahnesinde
Dünyanın en acıklı oyununu oynadı
Göçtü gitti aramızdan haberin var mı?

Yazan: Serdar Yıldırım

WHY FALLING IN LOVE WİTHOUT BEING LOVED?

If eyes see heart likes and falls in love
The passion to meet lights fire
Reality and dream get mixed into each other
One moment comes and arched eyebrows are frowned

He had loved a lot of beautiful ones without being loved
He knows that there is no remedy for this trouble
The lover also bears the trouble
Why falling in love without being loved?

Days full of hope and expectation
Passed with happiness and grief
We had tried hard but too hard
But couldn’t answer the riddle called love

AŞIK OLUP SEVİLMEMEK NEDENDİR?

Göz görse gönül sever aşık olur
Kavuşmak tutkusu bir ateş yakar
Hayal gerçek birbirine karışır
Bir an gelir hilal kaşlar çatılır

Çok güzeller sevmiş seveni olmaz
Bilir ki bu derde çare bulunmaz
Seven aşık dert yükünü çeker de
Aşık olup sevilmemek nedendir?

Umutlar ümitlerle dolu günler
Sevinçler kederlerle geçti günler
Çok ama pek çok uğraştık yine de
Aşk denen bilmeceyi çözemedik

Yazan: Serdar Yıldırım

YEARS HAVE PASSED SINCE SPLITTING UP

Years have passed since splitting up who knows where you are?
I could do anything to see you and hear your voice
Your jetblack eyes your wavy hair are unforgettable
Never think you’ve been forgotten you’re always on my mind without being forgotten

Your memory had stayed somewhere deep in my heart
The oppressive years had pulled you away from me
Noone has said “I love you” except you
Noone has known our love except us
I am left alone and our love has become a song
I have been thinking of you with this song

Written by: Serdar Yıldırım

AYRILALI YILLAR OLDU

Ayrılalı yıllar oldu şimdi sen kimbilir nerelerdesin?
Seni görebilmek için sesini duyabilmek için neler vermezdim
Simsiyah gözlerini dalga dalga saçlarını unutmak mümkün değil
Unutuldum sanma her zaman aklımdasın unutulmuş değilsin

Kalbimin bir köşesinde hatıran kalmış
O zalim yıllar seni benden çekip almış
Bana senden başkası seviyorum demedi
Aşkımızı bizden başka kimse bilmedi
Sensiz kaldım aşkımız bir şarkı oldu
Yıllardır ben bu şarkıyla seni anarım

Yazan: Serdar Yıldırım

THE KANGAROO WITHOUT ITS CHILD

A kangaroo hadn’t been able to have a baby
It had adopted a rabbit and had put it into its bag
The kangaroo had been happy and so had the rabbit
But the others had been angry so

They had made a plan to get rid of the rabbit
They had kidnapped the rabbit while sleeping
The kangaroo had seen her empty bag when she had woken up
She had been shocked and sorry

And had made an arrangement with the poisonous snake
In the bag had been the snake and the kangaroo among the others
Being afraid of the snake the others had given the rabbit back
And they had said that that was a plan in a plan

YAVRUSU OLMAYAN KANGURU

Kangurunun birinin yavrusu olmazmış
Bir tavşanı evlat edinip torbasına koymuş
Kanguru memnun tavşan mutlu
Ama diğer kangurular kızgınmışlar

Tavşandan kurtulmak için bir plan yapmışlar
Onlar uykudayken tavşanı kaçırmışlar
Kanguru uyanınca bakmış torbası boş
Şaşırmış kalmış buna olmuş içi bir hoş

Kanguru zehirli yılanla anlaşma yapmış
Torbada yılan kanguru kangurular arasında
Yılandan korkan kangurular tavşanı geri vermişler
Plan plan içinde böyle olur demişler
LITTLE CHILD

With pearls in his eyes and pain in his heart
The little child is crying being lost in darkness
You mightn’t have a house or parents
You mightn’t have anybody you might have been scorned
Whatever happens and happens
The time and the days will pass
One day might come and you might be consoled little child

With pearls in his eyes and pain in his heart
The little child is crying being lost in darkness
You’d had various troubles making you get lost
Strangers had taken the little money you deserve
Whatever happens and happens
The time and the days will pass
One day might come and you might be consoled little child

KÜÇÜK ÇOCUK

Gözlerinde inci yüreğinde sancı
Karanlıkta kaybolmuş ağlıyor küçük çocuk
Belki evin yokmuş senin anan-baban yokmuş senin
Kimselerin yokmuş senin belki seni hor görmüşler
Ne olursa olsun olsun ne olursa olsun
Zaman akıp gidecek günler gelip geçecek
Belki bir gün gelecek teselliyi bulacaksın küçük çocuk

Gözlerinde inci yüreğinde sancı
Karanlıkta kaybolmuş ağlıyor küçük çocuk
Türlü türlü derdin varmış dertler seni senden çalmış
Hakkın olan üç kuruşu o yabancı eller almış
Ne olursa olsun olsun ne olursa olsun
Zaman akıp gidecek günler gelip geçecek
Belki bir gün gelecek teselliyi bulacaksın küçük çocuk

Yazan: Serdar Yıldırım

THE OLD MAN’S TEARS

Once upon a time I had watched a play somewhere
There was a curled old man in that play
Wearing ragged clothes
Having meaningless glance in his eyes
Being too old having no energy left and being deserted
Left alone having lived nothing

His tears had neither stopped nor finished
He had so much trouble that hadn’t ever finished
Breathing was his profit living was his only ambition
Having played the greatest tragedy in the world
On the life stage without curtains
He had passed on do you have a clue?

YAŞLI ADAMIN GÖZYAŞLARI

Yıllar önce bir yerlerde bir oyun seyretmiştim
Bu oyunda iki büklüm yaşlı bir adam vardı
Yırtık pırtık elbise vardı üstünde
Anlamsız bakışlar vardı gözünde
Yaşı geçmiş işi bitmiş terk edilmiş
Yalnız kalmış yaşamamış ihtiyarın

Yaşlı adamın gözyaşları durup dinmek bilmezdi
Dertler ne kadar fazla bitip tükenmek bilmezdi
Nefes almak kazancıydı yaşamak tek amacıydı
Perdesi olmayan bu hayat sahnesinde
Dünyanın en acıklı oyununu oynadı
Göçtü gitti aramızdan haberin var mı?

Yazan: Serdar Yıldırım

WHY FALLING IN LOVE WİTHOUT BEING LOVED?

If eyes see heart likes and falls in love
The passion to meet lights fire
Reality and dream get mixed into each other
One moment comes and arched eyebrows are frowned

He had loved a lot of beautiful ones without being loved
He knows that there is no remedy for this trouble
The lover also bears the trouble
Why falling in love without being loved?

Days full of hope and expectation
Passed with happiness and grief
We had tried hard but too hard
But couldn’t answer the riddle called love

AŞIK OLUP SEVİLMEMEK NEDENDİR?

Göz görse gönül sever aşık olur
Kavuşmak tutkusu bir ateş yakar
Hayal gerçek birbirine karışır
Bir an gelir hilal kaşlar çatılır

Çok güzeller sevmiş seveni olmaz
Bilir ki bu derde çare bulunmaz
Seven aşık dert yükünü çeker de
Aşık olup sevilmemek nedendir?

Umutlar ümitlerle dolu günler
Sevinçler kederlerle geçti günler
Çok ama pek çok uğraştık yine de
Aşk denen bilmeceyi çözemedik

Yazan: Serdar Yıldırım

YEARS HAVE PASSED SINCE SPLITTING UP

Years have passed since splitting up who knows where you are?
I could do anything to see you and hear your voice
Your jetblack eyes your wavy hair are unforgettable
Never think you’ve been forgotten you’re always on my mind without being forgotten

Your memory had stayed somewhere deep in my heart
The oppressive years had pulled you away from me
Noone has said “I love you” except you
Noone has known our love except us
I am left alone and our love has become a song
I have been thinking of you with this song

Written by: Serdar Yıldırım

AYRILALI YILLAR OLDU

Ayrılalı yıllar oldu şimdi sen kimbilir nerelerdesin?
Seni görebilmek için sesini duyabilmek için neler vermezdim
Simsiyah gözlerini dalga dalga saçlarını unutmak mümkün değil
Unutuldum sanma her zaman aklımdasın unutulmuş değilsin

Kalbimin bir köşesinde hatıran kalmış
O zalim yıllar seni benden çekip almış
Bana senden başkası seviyorum demedi
Aşkımızı bizden başka kimse bilmedi
Sensiz kaldım aşkımız bir şarkı oldu
Yıllardır ben bu şarkıyla seni anarım

Yazan: Serdar Yıldırım

THE KANGAROO WITHOUT ITS CHILD

A kangaroo hadn’t been able to have a baby
It had adopted a rabbit and had put it into its bag
The kangaroo had been happy and so had the rabbit
But the others had been angry so

They had made a plan to get rid of the rabbit
They had kidnapped the rabbit while sleeping
The kangaroo had seen her empty bag when she had woken up
She had been shocked and sorry

And had made an arrangement with the poisonous snake
In the bag had been the snake and the kangaroo among the others
Being afraid of the snake the others had given the rabbit back
And they had said that that was a plan in a plan

YAVRUSU OLMAYAN KANGURU

Kangurunun birinin yavrusu olmazmış
Bir tavşanı evlat edinip torbasına koymuş
Kanguru memnun tavşan mutlu
Ama diğer kangurular kızgınmışlar

Tavşandan kurtulmak için bir plan yapmışlar
Onlar uykudayken tavşanı kaçırmışlar
Kanguru uyanınca bakmış torbası boş
Şaşırmış kalmış buna olmuş içi bir hoş

Kanguru zehirli yılanla anlaşma yapmış
Torbada yılan kanguru kangurular arasında
Yılandan korkan kangurular tavşanı geri vermişler
Plan plan içinde böyle olur demişler

  • Share/Bookmark
Devami

ingilizce Atatürk Şiiri, ingilizce Atatürk Şiirleri, kısa ingilizce Atatürk şiirleri, en güzel ingilizce Atatürk Şiirleri, En iyi ingilizce Atatürk Şiirleri, Süper ingilizce Atatürk Şiirleri, Hazır ingilizce Atatürk Şiirleri, Yeni ingilizce Atatürk Şiirleri

I AM THINKING MUSTAFA KEMAL

I am thinking of Mustafa Kemal:
On a bay horse with a mane of flame
He passes the high mountains, the deep seas.
His gold hair waves in the wind,
His blue eyes burning bright.

I am thinking of Mustafa Kemal:
In the burnt, ravaged fields of war
He creates epics such as the world has never seen,
Great armies follow him,
Each soldier like Mustafa Kemal.

I am thinking of Mustafa Kemal:
Worth all the heroes of history
He rules the boundless skies,
A naked sword on a bay horse
He goes from victory to victory.

I am thinking of Mustafa Kemal:
He did not die one November morning!
He is still with us everywhere,
He lives in all parts of the land
In the veins of our hearts.

I am thinking of Mustafa Kemal:
His gold hair waves in the wind,
I see his blue eyes shining bright.
He enters my dreams at night.
I kiss his hands.

Ümit Yaşar OĞUZCAN

MUSTAFA KEMAL’İ DÜŞÜNÜYORUM

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Yeleleri alevden al bir ata binmiş
Aşıyor yüce dağları, engin denizleri,
Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,
Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri…

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında
Destanlar yaratıyor cihanın görmediği
Arkasından dağ dağ ordular geliyor
Her askeri Mustafa Kemal gibi.

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel
Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere.
Al bir ata binmiş yalın kılıç
Koşuyorlar zaferden zafere…

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Ölmemiş bir Kasım sabahı!
Yine bizimle beraber her yerde.
Yaşıyor dört köşesinde vatanın
Yaşıyor damar damar yüreklerde.

Mustafa Kemal’i düşünüyorum:
Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,
Mavi gözleri ışıl ışıl görüyorum.
Uykularıma giriyor her gece.
Elllerinden öpüyorum.

Ümit Yaşar OĞUZCAN

THE LAST LETTER FROM ATATURK

You still have not understood me,
And never will for ages to come.
You still talk about �19 May, 1919,�
And praise me and yourselves with stale words.

That is not how to understand Mustafa Kemal.
Mustafa Kemal�s cause is not one of words alone.

Let go that golden leaf,
Let the martyrs rest in memory,
Speak of what you have done for me.
Have you overcome poverty and want?

Bring me good news again,
Of new discoveries fit for civilized lands,
I want action from you, not words,
Do you understand?
Have you written the name of the Turk in space
With Ataturk�s capsule?

Understanding Mustafa Kemal means not being distracted,
Mustafa Kemal�s cause is not one of words alone.

Those sorrowful laments are still on your lips.
You still weep for me every November 10.
Wake up, I say. Awake, awake.
Other nations are exploring distant worlds.

Understanding Mustafa Kemal means being open,
Mustafa Kemal�s cause is not one of words alone.

If you love and understand me,
Spend your days in the laboratories, not the coffee houses.
Let knowledge and reading turn your hair white.
That is the only way to shed light on that eternal darkness.

Weeping is not how to understand Mustafa Kemal,
Mustafa Kemal�s cause is not one of words alone.

I brought you democracy and freedom.
But I see you are still where you were,
And you have made no progress.
You have fallen out amongst yourselves,
Instead of serving the people.
What became of electricity and plenty for our villages?
What became of unreserved smiles?

Simply hearing is not how to understand Mustafa Kemal,
Mustafa Kemal�s cause is not one of words alone.

I want you to catch up with developed nations.
Loathsome sycophants can lead nobody to science or art.
This nation, my beloved nation,
Wants you to work.
Put an end to self-praise and distraction.

Deception is no way to understand Mustafa Kemal,
Mustafa Kemal�s cause is not one of words alone.

ATATÜRK’TEN SON MEKTUP

Siz beni hala anlayamadiniz
Ve anlamayacaksiniz caglarca da
Hep tutturmus “Yil 1919 Mayisin 19u” diyorsunuz
Ve eskimis sozlerle beni övüyor, övüyorsunuz

Mustafa Kemal’i anlamak bu degil.
Mustafa Kemal ülküsu sadece söz değil.

Birakin o altin yapragi artik
Birakin rahat etsin anilarda sehitler
Siz bana neler yaptiniz ondan haber verin
Hakkindan gelebildiniz mi yoklugun, sefaletin?

Mustafa kemal’i anlamak yerinde saymak değil
Mustafa Kemal ülküsu sadece söz değil.

Bana mustular getirin bir daha
Uygar uluslara esit yeni buluslardan
Kuru soz degil is istiyorum sizden anladiniz mi?
Uzaya Turk adini Ataturk kapsulleriyle yazdiniz mi?

Mustafa Kemal’i anlamak avunma degil
Mustafa Kemal ülküsu sadece söz değil.

Hala o acikli agitlar dudaklarinizda
Hala oturmus bana On Kasimlarda agliyorsunuz
Uyanin artik diyorum, uyanin, uyanin!
Uluslar fethine cikiyor uzak dunyalarin
Mustafa Kemal’i anlamak goz boyamak degil!
Mustafa Kemal ülküsu sadece söz değil.

Beni seviyorsaniz eger ve anliyorsaniz
Laboratuvarlarda sabahlayin, kahvelerde degil
Bilim agartsin saclarinizi, kitaplar
Ancak boyle aydinlanir o sonsuz karanliklar

Mustafa Kemal’i anlamak aglamak degil
Mustafa Kemal ülküsu sadece söz değil.

Demokrasiyi getirmisim size ozgurlugu
Goruyorum ki hala ayni yerdesiniz hic ilerlememis
Birbirinize dusmussunuz halka egilmek dururken
Hani koylerde isik, hani bolluk, hani kaygisiz gulen?

Mustafa Kemal’i anlamak itismek degil
Mustafa Kemal ülküsu sadece söz değil.

Arayi kapatmanizi istiyorum uygar uluslarla
Bilime, sanata varilmaz rezil dalkavuklarla
Bu vatan, bu canim vatan sizden calismak ister
Paydos ovunmeye, paydos avunmaya, yeter yeter

Mustafa Kemal’i anlamak aldatmak degil
Mustafa Kemal ülküsu sadece söz değil.

THAT ENDLESS RACE

The hero set foot in Samsun today,
Meadows and pastures turned green on the path of victory.
Feasting starts to the sound of drums and flutes,
My heart jumps and sings on a branch of spring.

Offer poppies to the dream of Ataturk,
Lovely roses from the garden of labour.
We are in an endless morning … let him sleep,
Our joy makes his heart rejoice.

That song of victory set out from Samsun
Like a plough, from mountain to mountain,
Rearing up it raised the flag to the old post,
A fresh spring opened the eyes of the nation.

My red flag waves free in Ankara Castle,
Waving towards a golden age,
New heroes walk arm in arm
To the flag on those snowy mountains.

A garland for the free leader of May 19,
The season of cherries, the month of youth and roses.
Hearts are full of colour in a spring garden,
Look at that endless race all over the meadows.

ŞU SONSUZ KOŞU

Samsun’a ayak basmış kahraman bugün,
Çayır, çimen yeşermiş zafer yolunda.
Davul zurna sesinde şahlanır düğün,
Gönlüm coşup öter bir bahar dalında.

Ata’nın rüyasına gelincikler sun,
Emek bahçelerinin güzel gülünü.
Bir sonsuz bir sabahtayız… o uyusun,
Sevincimiz coşturur onun gönlünü.

Nasıl çıkmış bir saban Samsun’dan yola
Dağlardan dağlara o zafer türküsü,
Şahlanıp bayrak çekmiş her eski kola,
Taze bir bahar açmış yurdun gözünü.

Al bayrağım Ankara kalesinde hür,
Dalgalanmakta altın bir çağa doğru,
Yeni kahramanlar kol kol, boy boy yürür
Şu karlı dağlardaki bayrağa doğru.

19 Mayıs’ın hür başına çelenk,
Kiraz mevsimi, gençlik ayı, gül ayı.
Bir bahar bahçesinde gönüller renk renk,
Şu sonsuz koşuya bak, sarmış yaylayı.

  • Share/Bookmark
Devami
Page 2 of 6«12345»...Last »
content top