Aşk Sözleri 1, Aşk Mesajları
Gülü bir gün, Seni her gün, Gülü soluncaya kadar, Seni ölünceye kadar seveceğim…
Beni terk ettiğin gün saçlarından bir tel koparıp asacağım kedimi beni terk ettiğin gün kirpiklerinden birini koparıp saplayacağım kalbime ve beni terk ettiğin gün öleceğim
Dava: Bir aşk hikayesi
Davacı: Yalnızlık
Davalı: Ayrılık
Şahit: Yeminler
Suçlu: Sevgilim
Ceza: Sonsuza dek seveceğim
ONUN ÜZÜNTÜSÜNÜ PAYLAŞIP.. ONUN İÇİN AĞLIYORSANIZ BU AŞKTIR… O OLMADAN ONU DÜŞÜNÜP AĞLADIĞINIZ OLDUYSA .. O DA AŞKTIR.
SANA BİR ŞEY SÖYLEYECEM AMA SAKIN ÜZÜLME; DÜN DR,gittim böbreğimde kum,kalbimde seni buldular!!!!!
Hissedince sana vurulduğumu baharda kuş olup uçarsım gelir, bakınca o güzel gözlerine hasreti bir anda silisim gelir ama ne çare bir tanem ne çare ne kuş olup uçabilirim nede hasreti silebilirim ama inan bana bir tanem inan seni bir ömür boyu Sevebilirim…
Gönlüme taht kurdun, Gönlümün sultanı oldun, Gece gökyüzünde parlayan yıldızım, Sabah ise ruhuma doğan güneşim oldun ..
Damdan düşer gibi hayatıma girdin, beni deli divane ettin, suçum neydi ki, beni kendine bu kadar aşık ettin
Her gün sevda çekipte, Gülünmüyor değil mi, Bir güzelden başkası, sevilmiyor değil mi, Seni asla unutamam, Sensiz olamam diyordun, Hani bensiz olurdun, Olunmuyor değil mi??
Sen seni özleyenin özleminden habersiz özlemle özlenmektesin
sen var ya sen, özlemlerin içinde en çok özlenensin!!
KIZ DEDİĞİN İSTANBUL GİBİ OLMALI FETHİ ZOR FATİHİ BİR TANE OLMALI
İnsanlar hep birilerinin peşinden koşarlar, ama dönüpte kendi peşlerinden koşanlara hiç bakmazlar
Seni ne kadar sevdiğimi bir bilsen sende uzayı gören insanlardan biri olurdun…
BİR SABAH UYANDIĞINDA GÜNEŞİ GÖREMEZSEN YANINDA SAKIN GÖZLERİNİ KAPATMA YILDIZLARI DA KAYBEDERSİN SONRA.
Yaşamın kaynağı sevgi ise eğer, sevgi bir tutku.
amaç bir şeyleri paylaşmaksa, paylaşmak dostluk.
dostluk hatırlamaksa eğer, hep aklımdasın!!!
Diyorsun bana yaren sis yasa . yaşar mı bu beden ruhu olmasa..¿
ZAMAN GECE YARISI ISLAK GÖZLERİM CAMDA BELKİ GELİR DİYORUM, HANİ BİR ŞARKIMIZ VAR YA ONU SÖYLÜYORUM VE SENİ ÖLESİYE SEVİYORUM
Bir soluk kadar yakın yıldız kadar uzak derler sevgi için. Uzanırsın yetişemezsin yetişirsin dokunamazsın dokunursun vazgeçemezsin vazgeçersin ama unutamazsın!!
Bir su gibi Berrak , bir Çiçek gibi sevgi yüklü , Gökyüzü gibi yalın okyanus kadar derin kelimelere sığmayacak kadar büyük bir SEVGİMİZ olduğunu sakın UNUTMA !
Sana olan aşkım sağır bir ressamın kristal bir yüzeye düşen gül yaprağının çıkardığı sesi çizdiği zaman bitecek
Kalbimde 3 çiçek yetiştirdim. Sevmek,sevilmek ve beklemek. Sen bunlardan ikisini kopardın. Bana sadece biri kaldı beklemek beklemek beklemek
GÖZLERİN DALARSA BİL Kİ DÜŞÜNDÜM SENİ, KULAĞIN ÇINLARSA BİL Kİ ANDIM SENİ, GECE UYANIRSAN BİL Kİ RESMİNİ ÖPTÜM, GÖZLERİNDEN YAS DAMLARSA BİL Kİ SENSİZ ÖLDÜM..
gece midir insanı hüzünlendiren, yoksa insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen? gece midir seni bana düşündüren yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen ?
Ben seni sevmek için değil sevmenin nasıl olduğunu gör diye sevdim sen benim alın yazımsın
Bir insanın idealleri olmalı sonsuzluk gibi, bir insanin özlemi olmalı özlemle açan çiçekler gibi, bir insanın bir tanesi olmalı oda senin gibi
Asla sevme, seversen ihanet etme; ihanet edeni de asla affetme!!
BAŞKASINA KENDİNDEN FAZLA DEĞER VERME, YA ONU KAYBEDERSİN YADA KENDİNİ MAHVEDERSİN
DEMEDİM Mİ BU HASRET BİTİRİR SENİ. AY DOLANIR GİDER,YALNIZ KALIRSIN. HER GÜN YENİ BAŞTAN DAĞILIR, UFALIRSIN. DEMEDİM Mİ YÜREĞİM BÖYLE SEVME DİYE!
Cama vuran her damlada bir tek sen varsın ne istiyorum biliyor musun her gün yağmur yağsın!!
AŞK BİR ELMALI ŞEKERE BENZER,, BİTİNCE SAPI KALIR
Ne senden vazgeçerim, ne düşlerimden, nede gözlerimi kaparım hayalinle yaşarken, inan hayatı seni bana verdiği için, seni ise hayatıma anlam verdiğin için seviyorum!!
Gitmek mümkün olsa gitsem uzaklara, sevmesem seni yaksam yüreğimi, savursam küllerimi dağlara denizlere ,yeşerirdi küllerim sana olan sevgimle
Elimde denizde bulduğum bir midye var denizden o kadar uzak ki tıpkı seninle benim gibi. Ama arada tek fark var o denize sen bana aitsin.
Yastığımla uykumu baş başa bıraktım,sırf seninle yalnız kalabilmek için! Bu da yetmedi kendimi de bir kenara bıraktım şimdi burada yalnız sen varsın!!!
Ölsen bile benden kurtulamazsın. Kefen olur bedenini sararım.Yağmur olur üzerine yağarım. Çiçek olur mezarında açarım. Ölsen bile benden kurtulamazsın
Aşk bir göldür, üstünde kazlar yüzer.
Eğer beni bu sokakta, bu mahallede, bu şehirde bulamazsan sevgilim bil ki ben, Gözlerinin daldığı yerdeyim…
Aşkımız şekerden, sevgimiz tuzdan, evimiz ateşten… Bir gün ne oldu biliyor musun?… Yağmur yağdı…
Sevmek suçsa suç işledim, Ölmek buysa ölümü seçtim
Devamiasker şiirleri
en güzel asker şiirlerini sizlerle paylaşcam sizin bildiginiz asker şiirleri varsa yazın yayımlayalım sizinde katkınız olsun arkadaşlar
Hakkın Yoktu (asker şiirleri)
İbrahim Selçuk
hakkın yoktu senin beni böyle üzmeye
hiç bir şey söylemeden terk etmeye
gözlerimden yaş dökmeye
hakkın yoktu sevgilim
bitmezdi hani hiçbir zaman senin sevgin
ben olmazsam hani sen bir hiçtin
hani ben herşeydim
böyle bir başına bırakmaya
hakkın yoktu sevgilim
solmayacaktı hani güllerimiz
ağlamayacaktı hiçbir zaman gözlerimiz
acıya çıkmayacaktı sözlerimiz
ne oldu;
nerede o mutlu günlerimiz
bitmeyen, tükenmeyen hayallerimiz
hakkın yoktu sevgilim,
herşeyi bir anda silmeye
bu aşkı mezara diri diri gömmeye
hakkın yoktu sevgilim…
şimdi her yanım ayrılık
kapımda ayrılmak bilmeyen bir hasret
heryer sıla, heryer gurbet
çektirdiğini sende çekersin elbet…
Oluyor… Oluyor… Yine Olacak
Uzak yarınlar değil bahsettiğim. Yarınların ardındakini geçiniz, ben yarından habersizim. Bazen rüyalarımda karşılaşıyoruz, uzaktan uzağa, pus girmiş aramıza, selam veriyoruz birbirimize biraz ürkek. Ürkmek elbette, insan tanımadığından ürküyor. İnsan bilmediğinden ürküyor. İnsan yaşadıklarını anımsayıp yaşabileceklerine karşı temkinli davranmak zorunda kalıyor.
… Sana ben’den bir parça verebilmiş miydim hiç,
ekilmemiş tarlanın yalnızlığı gibi bir yalnızlık mesela…
Ben’den ben’i küçük bir çıkına yerleştirip
bir cami önüne terkettim mi içinde küçük bir not:
‘lütfen ona iyi bakın, incitmeyin onu’…
Evet ne zamandı, günlerden bir gün olduğu muhakkak
aylardan bir ay
ve yıllardan bir yıl
hatta an’lardan bir an…
‘O gün bugün ben’siz ben’i aramadayım’ desem
açılmamış laleler büker mi boynunu…
Sana bıraktıklarım yanıma aldıklarımdan fazla…
………………….
Neyi niye yaptıklarını bilmiyoruz. Bir avuç insan milyonlarcasının kaderini çizmeye çalışıyor.
‘Hangi yetkiyle?’
Neyi niye yaptıklarını bilmiyoruz? Medeniyetin merkezinden gelen insanlar küçümsedikleri her şeyi yakıp yıkıyor. Bir avuç insan güç gösterisi yapıyor.
‘Kime?’
Neyi niye yaptıklarını bilmiyoruz. Ölüm onları hiç de rahatsız etmiyor, kendilerine yaklaşmadıktan sonra. Dünyanın hakimi olduklarını sanıyorlar.
‘Hangi hakla?’
… Şu fotoğraftaki acının çizgilerine baktığında göreceksin,
biriktirilen her ne olursa olsun birgün patlar.
‘Bir daha olmasın’ dediğimiz yine oluyor, yine oluyor
ve yine olacak…
………………….
‘Bilemem kaç küsur asır ama,
yazılmışlar birgün mutlaka okunuyor.’
DevamiHer Yerde Yazıyor Her Şey
yeni birşeyler yapmak lazım…
ayakkabılarımı değiştirmeli, kendime yeni renkler yakıştırmalı ve başka kapılardan çıkmalıyım
hava ısındı, şöyle fiyakalı bir şapka geçirmeli başıma; aylardır beklediğim güneşten sakınmak için
bir de kış boyu dahi çıkarmaya cesaret edemediğim kara gözlüklerimi takmalıyım, alışkanlık deyip
enfes bir yemekle damak tadımda değişiklik yapmalı, salatalardan çoban’ı masaya yerleştirmeliyim
sevinmek için uzun vadeli gemi yolculuklarına çıkma hayâli yerine, kağıttan uçaklarla yetinmeliyim
‘ben bir bulut, bir at, bir tenis kortu, bir fabrika, bir resim atolyesi, bir hazine… istiyorum’
imkansızlığından kendimi çekip çıkarmalıyım
‘aman da aman, ne kadar da büyümüş’ sözlerini duymayalı yıllar olduğundan,
artık yaşlandığımı bile kabullenmeliyim
neyin kötü, neyin iyi olduğunun insanlara göre değil, hiç değişmeyen ölçülere göre belirlendiğini
yetmedi bin kere kendi kendime temrin etmeliyim
‘ılık bir yaz yağmuru gibi mi?’ diyorsunuz,
ben de, ‘her renginden istiyorum’ diye karşılık veriyorum; ‘nasıl yani?’
şaşkınlığınızdan, inancınızda yaz yağmurlarının rengi olmadığını kabullenmeliyim
yeni birşeyler yapmak lazım…
başka bir eve taşınmalı, başka başka koltuklara oturmalı, başka başka çiçekleri sulamalıyım
apartmanın sokağı değişmeli, girişi… dairemin katı, numarası, yönü…
‘ne kadar da şıksınız bugün’ sözlerini duymazdan gelip şık olmamak için harcadığım enerjiyi yeniden toplamalıyım
bakın dolunay ne de güzel ışık saçıyor, bakın dost olmadan işte böyle yaşanıyor,
bakın hatırlanmayışınızın çok yılının saçlarınıza ektiği beyazlar bir bir çoğalıyor,
bakın hayallerinizde geleceğe dair gerçeklerden çok masalsı kahramanlar yer ediniyor,
bakın her geçen gün isteksizliğiniz iniş aşağı koşar gibi hızlanıyor,
bakın zamanla ne de az düşünür oluyoruz, sanki birileri ‘zamanla az düşünün’ diye ısrar ediyor,
bakın bakın… iyi bakın hepsi gökyüzüne asılı defter sayfalarında yazıyor,
hep beraber okuyalım: “Her sabah aynı kahvaltı sofrasını hazırlayıp başına geçen sen, sıcak çayını yudumlarken bir yandan da sabah haberlerini izliyorsun. Her şeye sessiz kalışın yanında senin dilini konuşan birisinin olmayışı tabiî. İçinden kim bilir, hızı saatte neredeyse üç-yüz kilometreye varan cümleler kuruyorsundur. Kapalı pencerelerin ve kapıların ardındaki insanların bu hızlı cümlelerin varlığından haberinin olması imkansız elbet, lakin sen konuşmayı unutmamak için en azından bu cümlelerin hızı kaç kilometre olursa olsun kurulması gerektiğinin bilincindesin. Durabilmek için… dayanabilmek için… yılmamak için… sürprizlere karşı hazırlıklı olabilmek için…”
yeni birşeyler yapmak lazım…
açmalı sineyi en genişinden her can taşıyana
‘gel’ demeli, ‘gel de sende demleneyim, hatırlat bana ne olduğumu’
bir hiç
bir sabun köpüğü
bir karpuz çekirdeği
bir fiyonk
bir nun, bir vav…
açmalı sineyi açmalı, en başta kendime
Devami